İnsanlığı anlamaya çalışan bir insan...
Dinlediğim şarkılardan, dinlediğim hayatlardan, okuduğum kitaplardan, içimdeki diğer benden ilham alarak yazdığım şeyler...
Seviyorum seni, dedi en başta
Özlüyorum seni, dedi sonra
Ve git dedi, git...
Gidemem, dedim en başta
Yapamam bunu, dedim
Ah şu yalnızlık ne kötü şeysin
Hem o kadar üzgün hem o kadar beter hissettiren
Ah şu yalnızlık ne güzel şeysin
Hem o kadar gerçekçi hem o kadar mükemmel hissettiren yalnızlık...
Sus sus nereye kadar tanrım,
Sen neredesin, neden mutlusun?
Ben neredeyim, neden mutsuzum, umutsuzum?
Nereye kadar bu mutsuzluk, bu umutsuzluk.
Ey Tanrı, söyle neden bu ayrımcılık
Öğrendim ki kesikler tek başına yetmezmiş,
Gözyaşı da gerekiyormuş bu son için.
Ve artık elveda zamanıydı hayata, gözyaşlarına.
İşte kavuşma vaktiydi ona
Ve birkaç gün sonra intihar etti umutlar
Sevgine hasret bu kollar
İkimizin arasında bu olanlar
Mutsuzluklar kahretti bizi
Gitmemizi bekler bu diyarlar
En basitinden ölüp gitmemizi
Hayattan kaçmakla başlıyor yalnızlık
Etrafındaki insanların maskelerini görmekle,
Yalanlara inanmış gibi yaparken,
Güvenmekten vazgeçerken başlıyor yalnızlık.
Kimsesizliğime yetişen ruhlar
Leş bedenlerde sıkışıp kalan ruhlar
Hazır ayrılmışken onlardan
Bir anda, hiç fark ettirmeden
Nedensiz, çekip gitmeli buralardan...
Bir anlaşılmazlık var bende biliyorum
Konuşuyorum sesim duyulmuyor,
Anlatıyorum da sabır yetmiyor.
Yine sayıklıyorum aynı yerimde.
Bir acı var bende biliyorum
Kaçmaktan yoruldu artık hüzünlerim
Saklanmaktan, gizlenmekten…
Yalnız kalmaktan korkmaya başladılar.
Ve sonra yanaştılar sevinçlere bir umut,
Ne çare kaldılar yine bir gizem içerisinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!