Duygular, duygular, duygular…
Ve dile gelişi duyguların, tele gelişi, tene gelişi.
Yıllar yılı yazmış, okumuş ve bugünlere getirmiş ozanlarımız yaşamın ta içinden,
aşklardan, hasretlerden, yokluktan, fukaralıktan, ezilmişlikten, horlanmışlıktan, az da olsa
mutluluklardan, vuslattan, (bana göre az) pişen duygularını….
Bizler, o duygularla, dillerde, tellerde harman olmuşuz, pişmişiz, olgunlaşmışız yıldan yıla
Karacaoğlan, Yunus Emre, Pir Sultan, Emrah, Aşık Veysel, Mahsuni, Ahmed Arif,
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bu yazının her satırına katılıyorum,çok da tanıdık geldi bana ve bir yerlerde paylaştıydık bu yazıyı,yanılıyor muyum Engin?
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta