Bir hudut var ülkemde,
Kahvesi siyah ve acı.
Bir hudut var ülkemde,
Caddeleri, yolları kanlı,
Adı Reyhanlı.
Yanında bir gün,
Bir saatte geçer.
Neden sen varken
Durmaksızın çalışır
Saatteki işçiler?
Seni sevmiştim zaten,
İlk gördüğümde.
Daha da sevdim,
Uzaklara gittiğinde.
Varalım erenler Ali sırrına
Sen bu yolda bana yoldaşsın Cafer
Koşalım beraber aşk diyarına
İmâm Sâdık ile adaşsın Cafer.
Gelir geçer elbet bir gün bu heybet
Kış günü bahçemizde
Kumaşsız şemsiye misali
Çıplak bir söğüt ağacı vardı.
Dallarında asılı dururdu
İnci gibi yağmur damlaları.
Kıskanırdı onu,
Seviyorum sonbaharı...
Çünkü ne bende mevcut
Bitmeyecek kış kuşkusu,
Ne de amansız bir
Yalnızlık korkusu.
Sözcükler bazen
Balyoz darbeleri!
Deprem gibi,
Örse inen!
Sözcükler bazen
Anılar şimdiki zamanım benim,
Durmadan yol alan yük dolu gemim,
Teselli ediyor eski bir resim,
Bugünü unuttum, hep esbaktayım.
Nasıl da hoş gelir ölmüş vakitler,
Çok yol vardı önümde,
Senin yolunu seçtim.
Olmayınca yönümde,
Ben o yoldan az geçtim.
Kapın çaldım açmadın,
Tabiatla aram çok iyidir sen bilirsin,
Bulutlarla uzunca muhabbet ettim demin.
Dedim "Çıkın yavaşça Samandağı'ndan yola,
Kadim dostun rüzgarla el ele ve kol kola! "




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!