ABD, Avrupa uşakları var
Başka yönü görmez, ona sarılır...
Haçlı seferleri hep fırsat kollar
Onlar, gömlek, kazak dona sarılır...
Ne arayıp ne sor istemem artık
Gel diye çağırıp yorulur sanma
Yaktım gemileri tastamam artık
Sitem eder yine darılır sanma...
Ne bekliyordun gönül, neden birden şaşırdın
Ömür denen kağnına, nice dağlar aşırdın
Şimdi üzgün ve süzgün garip serçe gibisin
Herbir koltuk altında, üç beş karpuz taşırdın...
Öyle bir devirde yaşadık ki can
Çağlar ötesine hasret kaldık biz...
Yaktılar yıktılar her yan kan revan
Bu katilleri hep çağdaş bildik biz...
Sigaraysa dostunuz, siz hayata küstünüz
Düşmana ne gerek var, elindedir postunuz...
Zararını bile bile
İçtin, söyle ne anladın?
Şu dertli başına bela
Açtın, söyle ne anladın?
Ne ağa olmak geldi
Aklımıza, ne paşa
Ne amir ne de müdür...
Geçti gitti iyi kötü,
Ömür dedikleri
anlamadık bu mudur?
Hani o gözlerinin ışıltısı
Ve ömre bedeldi saçının teli
Hele de o mahzun bakışlarında
Yüreğim olurdu divane deli...
Bugün havam bozuk, dağlarımda kar
Bekle Şero emmi, düzelir bekle
Türbanı bir çözsün bilge adamlar...
Hadi gayret hadi, biraz emekle
Ne kaldı şurada bitecek zamlar
Hadi kalk barışa türkü yakalım
Sözler benden, beste senden, ses çocuk
Gönüllere, yüreklere akalım
Sözler benden, beste senden, ses çocuk...




-
Ekrem Yalbuz
Tüm YorumlarTurgay Bey,
Kalemine gönlüne sağlık. Şiirlerini çok beğendim. Tarzımız uyuşuyor. Selamlar... Saygılar...