goncasını patlatan gül dudakların
tebessüm etmişti yağmurlu bir akşam
şemsiyene düşen yağmur taneleri gibi
damladın kalbime
o an
serçe yüreğinden...
Yanan ormanların üzerine atılan,
Tonlarca su gibi
Serpildiler
Kıbrıs’ın semalarına
Zulüm işkence yangınları sönsün diye
Küllerinden yaratıldı barış ve huzur
Bir ömür,
Saçını süpürge eden annemin,
Süpürge otu bitmiş kabrinde
Ne garip
Hala kaygılar içinde
Merak etme anne
küçük yüreğinin çılgın atışları
ay parçası düşerdi akşamları
içimde bir tutku, bir telaş
seni görme arzusu
dokunmak belki saçının bir teline
hissetmek
Kristal bir mücevher yarattık,
Aşkımızdan
Korkuyorum
Yok edecek diye,
Küçük bir mesele…
Gel istersen
Dokuz yaşında bir çocuk;
Tuzaklardan habersiz
Koşuyor kendi dünyasında
Sanıyor her şey hilesiz
Sanıyor dünyası yerçekimsiz
Pırıl pırıl bir çocuk
İlgi, bir beklenti değil,bir eklentidir.
Anlaşabilmek değil,anlamaktır.
İlgi,ortaklık değil, paylaşımdır…
Düşlerde ince bir bağdır…
Güçlü değildir her an kopabilir…
Burkulmuş gönlümün hapisanesi dir yüreğim
Umutsuz aşklarıma bir yenisi daha eklendi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!