Kağıthane'nin kalbinde, bir mahalle var ogurmuş,
Merkez derler adına, her köşesi tarihiyle değerli.
Varna'da bir cadde uzanır, tabyası şanlı,
Geçmişin izlerini taşır, her adımı anlamlı.
O caddenin üzerinde, bir sokak var sakindir feza,
Göğe komşu evleriyle, huzur dolar her seza.
Cüzdanı boş, yüreği dolu,
Harca diyor bir korku.
Yarınsız yaşanıyor bugün,
Kredi kartları, borç koleksiyonu.
Belirsizlik çanları gönüllerde çalıyor,
Evin içinde dal yaprak poz vermeler
Sigara dumanını resimlere üfleyip
Kolektif bir bilinçle küllük istemeler
Kemale ermiş bir emeklinin oyunlarıdır.
Mavi gezegen, al sancak, yeşil çay
Bilmem kaç milyon ışık yılı uzakta
Bilemeyiz bu Rabb'in adı nedir orada
Dökülen bir ses var sakız olmuş ağızlarda
O bizi bilmese halimiz ahvalimiz kalmaz yarına
Aldanma sen avamın havasın lafına
Gelirken can havliyle kim bilir neler yaşadın,
Defalarca Tanrı'ya sığınıp, yüreğini ısıttın.
Sıra kuyruklarında yığılmış insan, bir bitmez bekleyiş,
Saatlerce süren stresle, umutlar birer birer paslandı.
Gerçeklerle atıldım, şu hayata erkenden,
Geçtim kendi canımdan, kaygım koptu bedenden.
Elimdeki bordroda, rakamlar erir gider,
Gelir vergisi değil bu haraç, talihim kahır güder.
Gönül mülkünde fırtına, Rumeli’den bir ah kaldı,
O gür sesler sustu artık, derinden bir eyvallah kaldı.
Toprak değil, akıldı giden; orduydu, apaydın bir candı,
Siperlerde can verenden, geriye nice yazıt kaldı.
Kerpiç evden feryat yükselir, vatan sağ olsun,
Vekil köşkünden tweet atar, der ki "can sağ olsun".
Beyler giyer kürkünü, halk çeker her dem yükünü,
Onlar sürer hükmünü, halk feda eder dünü bugünü.
Andronovo tunçuydu, Süyümbike’nin penahı,
İdil’in sularında bulduk en sonunda sabahı.
Altaylar’da buz tutmuş bir sancakla uyandık,
Sibirya’nın rüzgârıyla, bin yıl önce yandık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!