muhalif geceye kan kusuyor ay
acıdan (?) kıvranıyor cümle böcekler
sürüngen zehirleri akıyor yeşil, yeşil toprağa
içimde bir deniz çalkantısı midem bulanıyor
deliliğin kapıları aralanmış deliler yok ortalarda
sular kaynama noktasında fokurduyor
geç kalmış aşkları haykırıyor mor dağlar
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



