Bu kurukafanın sahibine,
Beyin ameliyatı yapıldı ise,
Bu kurukafa ait olabilir,
Tufan öncesine.
Bermuda şeytan üçgeninin olduğu yerde,
Bir çekim gücü olduğuna göre,
Üçgen altındaki denizin ta: dibinde,
Bugün bile ulaşılamayan bir teknoloji var, bence.
Çıkarılacak derse gelince,
Maneviyatsız maddiyat ve teknoloji,
Boylar denizin dibini.
Bozarsan dünya dengesini.
Doğa intikamını alır, elbet senden.
Kurtaramazsın kendini,
Yangınlardan, depremlerden ve sellerden.
Son olarak da bir tufan,
Of! Aman aman.
Her yer deniz yani umman.
Teknolojin çaresiz çıkamaz yer altından.
Fatih Lütfü Aydın
Kayıt Tarihi : 26.06.2026 16:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Tarihi kalıntılarını bulduğumuz insanlar, ilk insanlar mı, Tufan'dan sonraki ilk insanlar mı? Büyüklere Masallar Tufan sonrasıyla ilgili kestirimim (tahminim). Her yeri su bastıktan bir süre sonra sonra sular biraz çekildi ve dağların tepelerinden adacıklar oluştu. Ne yazıkki bugün bile ulaşılamamış süper teknoloji sular altında kaldı. Bilimcilere göre Bermuda Şeytan Üçgeni'ndeki denizin dibinde süper bir teknoloji yatmakta. Bu adacıklardan biri de Göbekli Tepe olabilir. İnsanlar akılları sayesinde büyük ölçüde teknolojik ilerleme sağlamış ama insanlık, maneviyat bakımından bir ilerleme sağlayamamışlar ve vicdani yoksunluk nedeniyle dünyayı kızdırıp her yerin sular altında kalmasına neden olmuşlar. Bir süre sonra güneşin etkisiyle sular birazcık çekilmiş ve dağların dorukları küçük adacıklar şeklinde ortaya çıkmış ve tufandan kurtulan bir grup insan bu adacıklarda yaşamı devam ettirmişler. Yanlarına gelişmiş araçlar alamadıklarından ancak ilkel küçük el aletleriyle hayatlarını sürdürmeye çalışmışlar. Bir gün adamın biri can sıkıntısıyla yaş bir dalla oynarken onu tekerlek gibi bükmüş ve bir sarmaşıkla bağlayarak çevirmeye başlamış tufan öncesi yaşayanlardan kimse kalmadığından ona tekerleği icat eden adam demişler. Herkes kendi ayakkabısını, kıyafetini, her şeyini kendi yapıyormuş. Bir gün İçlerinden bilge bir adam bazılarının çok iyi ayakkabı, bazılarının da çok iyi elbise yaptığını görünce uzmanlaşmayı önermiş ve böylece ihtiyaç fazlası üretim başlamış ve stoklar oluşmuş. Bazı uyanıklar bu stoklardan mallar çalarak, başka adacıklardaki fazla mal göz çıkarmaz ( huy çıkarır) diye düşüuen kişilere satmaya başlayınca bilge adam insanları toplayıp akıl danıştıktan sonra bir çözüm önerisinde bulnmuş. Demiş ki şu kişi güçlü, kuvvetli her gün koşuyor bunun ihtiyacını ayakkabısım, yiyeceğini biz karşılayalım, o da hırsızları yakalasın. Öneri kabul edilmiş ve böylece devlet kurulmuş. Bir gün adamın biri tufan öncesi eski eşyaları kanştırırken dini bir kitap bulmuş. Allah ın rızasına uygun çok güzel sözler içeriyomıuş ve bunları insanlara okumaya başlamış. Bilge adam devlet işlerinde o da dini açıdan insanlara hizmet vermeye başlamışlar. Yine bazı uyanıklar aslında haksız maddi çıkarları için dini liderin gözüne girmeye başlamışlar. Bir gün siyasi liderin dalgınlığına getirip, diğer adalara satılacak sandıkların bazılarına çaput doldurmuşlar. Olay ortaya çıkınca az daha savaş çıkıyormuş. Neyse ki bilge adam onların zararını tazmin ederek savaşı önlemiş ama dürüst adamlar dini lideri, siyasi lidere şikayet etmişler. Demişler ki bu adam LAYIK değil yönetime sen LAYKSIN. Biz LAYIKLIK isteriz. Zaten dini lider vergiden de pay isteyince, siyasi lider mademki köprü, yol yapmak bana düşüyor o zaman vergiyi ben toplarım " Sezar'ın hakkı Sezar' a demiş. Son olay da bardağı taşıran son damla olduğundan dini liderin kişilere yalnızca dini açıdan öğretmenlik yapmasına bunun dışında ne siyasi açıdan ne de dini açıdan kimseye karışmamasma karar verilmiş. Saygılar ve Sevgiler 20/0912007 Fatih Aydın. Not: Ortaçağ'da devleti krallarla birlikte, kral adına vergi toplayan köy soylular ve kilisenin din görevlileri yönetirdi. Laik dini kökenli olmayan ya da kilise üyesi olmayan devlet adamı demektir. Kilise görevlisinin inanışışının kendisinde yarattığı duyguya kapılıp başka dinden olanlara haksızlık yapmasmdan dolayı bunların devlet görevine layık olamayacakları ya da bu görevi layıkıyla yapamayacakları düşünüldüğü için dini kökenli olmayan devlet adamlarına layık adam denmiş olabilir. Layık, yaraşır kelimesi bu nedenle dilimize girmiş olabilir. Laik kişi olamaz çünkü iyi ya da kötü herkesin bir inanışı vardır.Kişiler laik devlet yanlısı olabilir ama onlara laik insan denemez çünkü laik devlet sıfatıdır. Fatih Lütfü AYDIN 16.07.201 1 Laik Devlet: Bir dini ya da bir dine ait yorumu ( mezhebi ) baskı aracı olarak kullanmayan tüm dinlere, mezheplere, fikirlere eylemiyle haksızlık içermedikçe saygılı yaklaşan ve onları zorla değiştirmeye kalkmayan devlettir. İbrahim Müteferrika Geri Kalışın Sebepleri İbrahim Müteferrika (d.1674 Koloşvar, Erdel Prensliği - ö.1745 İstanbul) Macar asıllı Osmanlı müteferrika, matbaacı, yayımcı, yazar ve çevirmen. Osmanlı devletinde basımevi kurup Türkçe kitap yayımlayan ilk kişidir. Coğrafi keşiflerle birlikte gücün Batı'ya kaydığını gören Müteferrika Osmanlı'daki sorunu tespit etmiş ve bunu dile getirmiştir. “Kanunların uygulanmaması, adaletsizlik, devlet işlerinin ehil ellere verilmemesi, bilginlerin düşüncelerine tahammülsüzlük, askerlik alanında teknik bilgilerden yoksunluk, orduda disiplinsizlik, rüşvet almak, devlet parasını kötüye kullanmak ve nihayet dış dünyadan habersizlik.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!