Bir zamanlar kara trenler vardı. Başka yerleri bilmem de İstanbul Adapazarı arasını ne iyi 4 saatte, hatta çoğu zaman 5 saatte giderlerdi. Kompartımanlardaki oturma yerleri pek konforlu değilse de idare ederdi. Karayollarının durumu pek iç açıcı olmadığından özellikle kışın Adapazarı’ndan İstanbul’a gidecek olanlar bu treni tercih ederlerdi.
Günde bir kere karşılıklı olarak sefer yapan bu tren her ne kadar çok yavaş idiyse de eğer kompartımanınızdaki diğer yolcularla kafanız uyuşmuşsa güzel bir yolculuk sizi bekliyor demekti. Yoksa vay halinize o yolculuk bitmek bilmezdi. Tren hınca hınç dolu olduğundan yer değiştirmek gibi bir şansınız da olamazdı.
Bugün için bir iki saatlik yol o yıllarda bayağı bir seyahatti. Yola çıkılmadan önce enikonu yol hazırlığı yapılır, yolda yemek için yolluklar bile hazırlanırdı.
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta