Adını hasret koydum uzaklıkların
Kokusu hüzün
Gözbebeklerimde silueti belirir yalnızlıkların
Damla damla ruhuma işledim gülücüklerini
Zemheri soğuklarına meydan okudum
Yüreğimde kalan sıcaklığınla
..
Trabzon beldeleri hepsi birer inci
Belderin icinde uzungöldür birinci
Uzungöl insalari kültürlü ve efendi
Trabzonun incisi uzungölün beldesi
Mahallem hocali uzungöl beldem
Trabzon ilimdir caykarada ilcem
..
Tren gelir katarım
Ne bulursam satarum
Sevdali yürekleri
Yüreğime atarım
Trenlerin dumanı
Görünmeyi buradan
Ayrılan gönül gülmez
İyi olmaz yaradan
Eşine sor dostuna
Bak sana ne diyecek
Sevdalım defterinden
Adım mı silinecek
Tren samsuna kadar
Gelemez Trabzon,a
Alamazsam yarimi
Ruhum girer buhrana
Vay başuma gelenler
Hiç dinmeyi ki yaşum
Denize dere oldum
Ağardı saçım başım
Eşine sor dostuna
Bak sana ne diyecek
Sevdalım defterinden
Adım mı silinecek
Tren gelir sesin,lan
Ben gelir um dert ilan
Yanar küle dönerim
Pazarlık Azrail, lan
..
Takalar...Tayfalar beslerim ben yıllardır, barınır bağrımda,
Birde balıklar, hamsi palamut, istavrit mezgit, vede çupra,
Süs nakışım, gerdanlıklarım var benim, hemde sırma sırma,
Akçakoca alaplı ereğli, benim ereğlim, dokunmayın kuzuma...
Kimi hırçın...Kimi suskun...Kimi sessiz...
Benim adım...Benim adım...Karadeniz..!
..
Bir tanem; bu şiir sana…
sen ömrümde olmadığına inandığım değerlere
rastladığımsın..
sen...
bulduğuma hâlâ inanamadığımsın...
sen gülücüklere herkesten fazla
..
Yeryüzünde kasıla kasıla yürüyenleri görürsünüz. Kendisini nerede ise yere ve göğe sığdıramayanları! Aman Allah’ım dersiniz, bu kendisini beğenmişler için!
Tevazu/ Alçakgönüllülük ne evla makamdır hâlbuki. Sizler, aralarında İstanbul’daki Süleymaniye ve Edirne’deki Selimiye’nin de bulunduğu; Anadolu’yu baştanbaşa camilerle, Mescitlerle, Medreselerle, İmaretlerle, Darüşşifalarla, Su Yolu ve Kemerlerle, Köprü ve Kervansaraylarla, Saraylarla donatan, o asırların ustası Mimar Sinan’ın Mührünü okudunuz mu? Mührüne ne kazımış Koca Sinan; “—El Fakir, El Hakir, Sinan”
Ali bin Sehl İsfahanî hazretleri diyor ki: 'Zenginliği aradım, ilimde buldum./ Övülmeyi aradım, fakirlikte buldum./ Afiyeti aradım, zühdde buldum./ Kolay hesabı aradım, susmakta buldum. / Rahatı aradım, cömertlikte buldum.'
Mekke fethedilmiştir. İslâm tarihinde yeni bir sayfa açılmıştır. Allah’ın Resulü buyuruyorlar; “—Küçük cihattan çıktık, şimdi büyük cihada gidiyoruz” Mekke’nin fethi, nefislerimizle yaptığımız mücadele yanında, ‘—küçük cihattır! ’
Nefis, bizlere öyle bir dünya elbisesi giydirmiştir ki, “—mal ile bezenmiş, mülk ile bezenmiş, makam ile bezenmiş, evlat ile bezenmiş şaşaalı bir elbise”
Ayet ne buyuruyor, “—Ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilir, nede boyca dağlara erişebilirsin”
Bir şiirimizde bugünden yarınlara olan yolculuğumuzu şöyle anlatmaya çalışıyoruz; “--Bugünden yarına bir uzun yoldur, zaman! / Yarın, Hakk'ın divanı vardır, yaman! / Dünya ki, iki kapılı bir handır; / Esfele Sefilin gibi bir yardır, aman! // O yar ki, azim olur, nefis olur/ Solur solur kan kusan nefes olur/Gayri bin bir müptela heves olur/ Heves deryasında yüzen kuldur, aman! ”
..
Dün gece..
Rüya gördüm...
Kumsalın üzerinde uzanmış resmine bakıyordum
Akşam güneşi batıyordu rüyamda
Gökyüzünde martılar canhıraş feryatlarda
Taa uzaklarda üç-beş yunus balığı sevişiyordu sanki
Denizatları dörtnala yarış yapıyordu çarşaf gibi denizde
..
Mutluluklar işlesin iliklerine
Her geçen gün artarak derecesi
Kuşlar; yıldızların ışığında duvak dokusun mutluluğuna...
Karıncalar; dağların pınarlarından su taşısınlar gözpınarlarına...
Tüm kediler; farelerle horona dursunlar
Mutluluğunun, çalgı gibi tınılarında...
Görülmemiş bir düğüne evsahipliği yapsın yüreğin...
..
Yine dert aldı beni-,dinleyin anlatayım.
Başımdan geçenleri-sirasıyle yazayım.
Çok şey geçti başımdan-hangisini yazayım.
Bir çoğunu unuttum-nereden başlayayım.
Tam onyedi yaşımda-gurbet ele ulaştım.
..
Açgözlü düşler kuruldu göğe eren
İstanbul,kaç katlı İstanbul'sun? ...
Saklambaç oynayan çocuklar var kuyularında
Oysa kalabalık sokaklardı o tenha yerler
ve çöktü sessiz akşamlar
Yorgun umutlara saygılı
Mütevazi İstanbul!
..
Memleketim diye söylemiyorum, şimdi dağlarına duman yaslanır,
O duman sis olup çökerken yere, özündeki rahmet karışır tere,
Başlar muhteşem dansı damlaların, tekrarlanıp durur binlerce kere,
Depresyonda sanırsın gökyüzünü bakışları koyulaşır, puslanır.
Göğün hüznü çise olur, süzülür, usul usul yağar, toprak nemlenir,
İnce ince dökülür gözyaşları, ıslanır dağ, bayır, ova, taş, toprak,
..
Ah o uçurtmalarım...
İpleri bende sanıyordum uçurturken
Halbuki sadece ipin ucu bende idi
Rüzgarlar sahiplenirdi havada iken
..
Kırk yıllık geçmişi mezara gömdüm
Kara haberinle sarardım soldum
Nur yüzünü en son vakıfta gördüm
Son durağın Cennet olsun Ayyıldız
Trabzon imam-hatip mihenk taşımız
Birlikte pişerdi sanki aşımız
..
Kuşak kaya, Mesiresi,
Ortadan akıyor deresi,
Sorarlar bura neresi,
İşte benim Gümüşhane m.
Elması, armudu, vişnesi,
..
Yine…
Yine bir akşamı karşıladı yüreğim…
Kar beyaz hediyeler inecek yüreğime;
Kızılın en can alıcı noktasına düşecek gözyaşlarım…
Bir saliseye sığdıracağım yine;
Okyanusları ısıtacak hasretin damlalarını…
Bir deniz feneri yakacağım karanlıklara
..
OĞULA NASİHAT
Gönlüm arzuladı tokat elini
Gidip orda şimdi kalasın oğul
Sivas yolu üstü çamlık belini
Gidip şu Yozgat, ı göresin oğul
Amasya samsunu orduyu görsen
..
Kırdım saatimin yelkovanını
Zamanı durdurdum kendime; umutsuzca
Kış uykusundan uyandırdım uyuyanları
Yaz sıcağına attım kendimi
Soğuk deniz rüzgarlarının kucağında; umursuzca…
Yıkık dökük bir yelken taşıyor zaman
Hayat denilen yolculuk gemisinde
..
Yollara düştü düşüm...
Düşümde sen olunca;
Ağır aksak bir şimendifer gibi geçer oldu zamanım
Kör karanlıklarda ölüce yanan mumlara döndü
Uzun bir tünelin görünmez ucundaki ışık gibi
Kahpe kuyuların dibindeki güneş oldu zamanım...
Yollara düştü düşüm...
..
Tonya’nın sis dolu yüreğinden
Kristal yağmurlar damlıyor şimdi
Anılarımızın sararmış yapraklarına…
Hüznün sevecen gülücüklerinde,
Mevsim suskun bir yalnızlık…
Mavi bir özlem arıyor şimdi,
..
Gözlerin güneş gülü,
Dudakların ateş yüklü,
Saçlarında
Martıların çığlığı...
Çevir gözlerini dağlara,
Dağdan süzülen rüzgarı,
..



