25/a
Oysa Âdem ve Hava anlatısındaki aldanma, aldatma işi hem köleci kültürün bir enstrümanıdırlar. Hem bu gibi anlatımlar totemi izolasyon “yasaklarını” köleci dildeki mülk sahibi olmanın, mülksüz olmanın yasaklarına çeviriyordular. Buradaki yasak totem yasalardaki gibi genel aidiyete uygun izolasyonlu yasaklar değildi. Mülk sahibi olanın sözlerini çiğnenmemesi bağlamında özelleştirmeci, cezalandırıcı, ödül vaatli yasaklar olarak kullanılıyordu.
Böylece Âdem ve Hava kolektif grup temsilcisi olma yerine özelleştirmeci mantık ürünü olan mülk sahibinin Hava’ya Baal olma, eş olma, koca olma türünden sahiplenişleri belirtmeyi temsil ediyordu.
Yine yasaklar mülk sahibi Adam’ın iradesini öne çıkarıyordu. Yani üretim gücünden ileri gelen “kolektif irade”, mülk sahibi olmanın, mülk sahipliği iradesine dönüşüyordu. Bu anlatımların kolektif özgeci zenginliği bencilliğe indirgeyici yaklaşımlar olması dışında hiçbir inşaca gerçeklikleri yoktu.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta