Ceylanlar kendilerine sıkılan mermilerin boş kovanlarını taşır ceblerinde,
Sadakatsız bir it gibi pusuda bekler avcılar.
Çelimsiz, çarpık çocuk bacaklarınla, kaç dedim sana oğlum!
Bu kaçıncı? dedim.
Yırtılmış, bir sonbaharın içinden duşerken boşluğa, kaç kurtar kendıni.
Belki; bu defa tutar ''totemin''
Yontma taş devrinden kalma bir kalbi neden hala taşırsın ceblerinde?
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek
Devamını Oku
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.
Cebeci köprüsü yüksek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta