Ceylanlar kendilerine sıkılan mermilerin boş kovanlarını taşır ceblerinde,
Sadakatsız bir it gibi pusuda bekler avcılar.
Çelimsiz, çarpık çocuk bacaklarınla, kaç dedim sana oğlum!
Bu kaçıncı? dedim.
Yırtılmış, bir sonbaharın içinden duşerken boşluğa, kaç kurtar kendıni.
Belki; bu defa tutar ''totemin''
Yontma taş devrinden kalma bir kalbi neden hala taşırsın ceblerinde?
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta