Yoksun martılar sessiz göklerde
Deniz dalgaları öpüyor alnından
Gemileri
Yakamoz sensiz inmiyor denize
Yokluğun gömülü bir hazinenin
Yalnızlığa ilk seferi
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm




kısa kesilmiş bir tortu... bazen de evet sözü kısa tutmak gerekir, yormadan kelimeleri... tebrikler...
bizden de size küçük bir hediye peki;
münzevi
gecenin derinliğinde,
dağılırken tonları kurşunî bulutların,
maçkada/teşvikiyede,
ak martılar yükseliyordu göğe;
özgür ve aç,
bir teksirin üst köşesinden koparılmış,
ki semavî bir elce verilen ve üstünde,
{bir şairim vardı, /üç nokta yan yana/}
dip/notu yazılı ve,
yolda tutulduğu göz yaşlarından ikisinin,
içine işlediği pusulayı,
tutarken parmaklarım…,
/bir şairim vardı//nın,
{üç nokta yan yana} yanına değil de,
neden;
alt satırına konmuştu diye,
düşünürken ciğerim pare pare…,
o münzevi dip/notunun çırpınarak ve
can havliyle yazılmışlığı ışıldıyordu,
süreyya yıldız kümesinden,
ah;
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta