bir temmuz aralığından bir eylül kirişlemesine dek
img src=http:sevdazann.sitemynet.com/mynet_resimlerim/kdn.jpg
___
___
Dünyaya gelmeden kocaya satıp
Yaş on beş olmadan başından atıp
İhtiyar birinin peşine katıp
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Töreler hala varsa biz insanoğlunun yaşamda sınıfta kaldığımızın işareti diyorum.Cehaletin belini kıramadık .Aydınlık bir yarın sağlamak adına siz biz yazacağız söylüceğiz anlatacağız ve bu töreleri gömeceğiz.
duyarlı yüreğe alkışlar
adına insan detirtir
yüzüne bakana adam dedirtir
ciğerini üç kuruşa satar eritir
adına koymuş töre cinayettir
sevdazan yüreğini tebrik ediyorum
evet mustafa kardeşim ..malesef ...
hala yaşanıyor 21 ci yüzyıla....
şiirin mükemmel eline duyarlı yüreğine sağlık ...nedense zülfü livanelinin....MUTLULUK ....kitabını anımsattı
kız evladı olmak ne zor bütün günahların keçisi tek sebebi kız olarak dünyayagelmesi ...ve en kötü kaderi yaşamak....akıllara zarar......
sevgiyle.....tam puan...
müzeyyen başkır
Sevgili Mustafa,
sahiden eskisi gibi antolojide yoğun değilim. Senin de pek ala bildiğin gibi, bu davranış biçimlerinin inaç sitemimizle asla alakası olmamala beraber her ne hikmetse yüce islamla ilişkilendirmek gibi bir ahlaksılığı dahi yapabiliyorlar.
çok acı ama ne yazık ki acı gerçeğimiz.
En kalbi selamlarımla.
Dünyaya gelmeden kocaya satıp
Yaş on beş olmadan başından atıp
İhtiyar birinin peşine katıp
Kızları hor görmek nasıl töredir…
Okula göndermez sokağa salmaz,
Üstüne başına kıyafet almaz,
Sarılıp okşamaz yüzüne gülmez,
Kızları hor görmek nasıl töredir…
Başlık parasına satan babalar,
Evladı yabana atan babalar,
Sonrada yan gelip yatan babalar,
Kızları hor görmek nasıl töredir…
Hangi kitap yazar, yok böyle töre,
Yakılır mı evlat, göz göre göre,
Dönesin topala, sağıra köre
Kızları hor görmek nasıl töredir
Hala bir çok yerleşim yerlerinde
evlat sayısı sorulduğunda
kız evladını yok sayan,
beşikkertme, başlık,
berdel vs gibi
töre adına bu katliamı yapanların
islamiyetten önce kız evlatlarını diri diri topraga gömenlerden ne farkı var?
Gerçekten yüreğim burkularak okudum şairim
çok hassas bir konuyu
gayet ustaca işlemişsiniz,
kutluyorum, yürekten kutluyor
muhabbetlerimle selamlıyorum
Yüreğinize sağlık Sayın MUSTAFA ÇELEBİ ÇETİNKAYA
Güzel bir konuyu şiirselleştirmip gündeme getirmişsiniz....
Malsef bu cahilce adetler hala günümüzde devam etmekte....Bu çağ dışı
insanlık dışı töreleri devam etttirenleri kim getirdi dünyaya?
kim baktı büyüttü onları? Bu konu üzerine oturum 1 saatlerini ayırsalar belki biraz olsun bir adım geri atılır... Tam paun
Saygılarımla
Şu gün olmuş böyle şeyleri yaşıyoruz ya inanılır gibi değil.bir gerçeği dile getirmişiniz çok güzeldi kutlarım kaleminizi.inşallah bu tür şeyler sadece şiirlerde kalır arıtk.saygılarımla
Sevgili kardeşim, Töreyle falan ilgisi yok, sadece duyarsızlık mesuliyet alamamamak ve cahaletin ta kendisi, zülum, Yüregine sağlık yürek burkan bir konuyu dizelerinizle çok güzel işlemişsiniz, Yüreginizi içtenlikle kutlar, Sevgi ve saygılar sunarım...
Bu akıl almaz bir durum...İçim burkularak okudum. kaleminize yüreğinize sağlık. selamlar...
Bu şiir ile ilgili 94 tane yorum bulunmakta