O eski evin taş merdivenlerinde oturmayı özledim,
Maşrapayı,süpürgeyi alıp o taş merdivenleri sökülürcesine yıkamayı,
Karayemişin dökülen yapraklarına kızmayı,temizlemekten bıkmayı,
Ezanın o nağmesiyle mahmur gözlerle
İpimi sepetimi alıp ormana, o doğanın tertemiz havasını içime çekmeyi,
Dikenler tenimi yırtarcasına o böğürtleni yemeyi,incecik kırılgan vucudumla Kaydırak yaptığımız yokuştaki toprak kokusunu,
Akşam olunca yollarda otobüsün kapısının açılmasını,babamın eli kolu dolu Gelip çocukları sevindirmeyi,koşarak taş evimize gidip soğuk duvarlarda Gülen yüzlere müjde vermeyi,
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta