Toprak Kokulu Hatıram Şiiri - Latif Aynalı

Latif Aynalı
81

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Toprak Kokulu Hatıram

TOPRAK KOKULU HATIRAM
(Eski bir dost için yazılmıştır)

Bazı insanlar göçebe kuş mesebindendir
Bazen kök salmış olması sebebindendir

Ağaçlar toparlayıp köklerini uçamaz
Kuşlar da her zaman bir ağaçta yaşayamaz

Kalbim kuş meshepli mi yoksa ağaçlardan mı
Ya bu sualler, karma karışık saçlardan mı

Mâzî yanan mum, zamanla biraz daha sönük
Ama raylı demir kapıdan sonraki söğüt

Efsun çiftlikte bizi ilk karşılayan ağaç
Cennet hayali onsuz zihinlerde utangaç

Islak toprak, dallardan sıyrılan gün ışığı
Belki bir simâ özlemi dal dal arayışı

O dem haylaz ve mutlu bir kız çocuğuydum
Ben hatıraları babamın koruduğuydum

Onlar senin gidişinle var oldular tekrar
Yokluk var varlıkta sense varsın yokluk kadar

Biz yol macaramızda hep çifliği anardık
O yollar ki üstünde durup göğe bakardık

Samanyolu ve yıldızları görürdü herkes
O zamanlar başka bozkır, şimdi başka nefes

Yerde taş toprak tarlalarda üzüm bağları
Bu sarmadan önceydi göğü bina ağları

Birbirini benzeyen dar sokakların şehri
Tarihi iç içe gece konduların nehri

Kurşun izlerini taşıyan harap davarlar
Şehrin hülyalarıyla özlem beni yaralar

Ve babam... kök salmış dalları üzerimize
Bir koca salkım söğüt ev idi hepimize

Gittin örfü adeti dili yabancılaştı
Artık o yuva o şehir anlamsızlaştı

Her yer toz duman mahşere benzer bir hâl aldı
Ne çiftlik evi ne ağaç ne'de bir köy kaldı

Aynı şehir olsa kendi kendime varmazdım
Anılar yaşar ben bu kadar yetim kalmazdım

Yeni baştan hatıralar biriktirmek gerek
Belki parçalanmışlığı bırakıp giderek

Bilmezdim "insan yaşadığı yere sinermiş"
Vedalar karanlıklar gibi kalbe inermiş

Şimdi hatırladım da böyle demişti dostum
İçime manalar aktı irkildim ve sustum

Anladım insan mekana ve mekan insana
Âyinedar dedi budur memleketin sana

Durdum gamlı hatırayı deftere yazarken
Araba sesi, ben pencereye koşarken

Gördüm babamdı, araçtan inip bana baktı
Üstü başı kir çocuksu gülüşü ak paktı

Koşup doğrudan kapıdan karşılayacaktım
Sonra gözlerimi bir kaç defa kırpıştırdım

Baktım kalmışım masamın üstünde uyuya
Hakikatte yolcuymuşum güzel bir rüyaya

Ne evdeyim ne araba var ne gülümseyen
Eski şehre gitme isteği mütemadiyen

Yeniden hatıralarım yeşerdi içimde
Bir kız çocuğu yürüyordu sanki çimde

Şen şakrak bir saklambaç, oyun içinde babam
Annem gibi bir ilaç. budur cennet vesselam

Yuvam toprağım babam, o benim memleketim
Abıhayat tastamam, babam memleketim benim
04.08.2021

Latif Aynalı
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 00:24:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bunu kimseyle paylaşma demişti o kız ama maalesef onu yapamıyoruz neden? Çünkü şiire vesile oldun diye şiir senin mi sandın derler adama. Bir gün geldi bana, bir şey anlatacağım, peki anlat: birisi var çok iyi çok yardımsever ona karşı hislerim var dedi. Bende kendi üstüme alındım saf gibi. ona gaz veriyorum itiraf etsin diye. Sonra dedim benden mi hoşlanıyorsun? Vay anam sen sen misin onu diyen Ben Arkdaşımdan hoşlanır mıyım bilmem bilmem ne. Meğerse o kurstaki bir hocadan hoşlanmış. Hakikatte ben o mevkide olsam Arkdaş faln dinlemezdi de işte. Sen kim köpeksin bir güzel kızı seversin? Velhasıl kelam yine hüsran yine hüsran

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!