Köklerin karanlık sofrasında bölüşülen ekmek,
Sessizliktir burada en gürültülü gerçek.
Taşın kalbinde uyuyan o ilk hece uyanıyor,
Toprak, zamanın yorulmuş dizlerini ovuyor.
Gökyüzü yukarıda bir unutuş provası,
Burada ise kemiğin ve külün hatırası.
Bir damar sızıyor, kılcal ve sabırlı,
Yerin midesinde saklı, dünyanın en eski ağrısı.
Duyuyor musun?
Çatlıyor kabuğu o kadim, dilsiz kederin,
Hafızası kımıldıyor en derinde, en derin…
Su değil, hıçkırık bekliyor tohumlar,
Altımızda bitmeyen bir düğün, üstümüzde yağmurlar.
Sonsuz bir uykudan, sıçrayarak kalkan o ses;
Ne rüzgâra muhtaç, ne ödünç bir nefes.
Toprak şimdi ağzını açıyor yavaşça,
Kendi şarkısını söylüyor, kendi diliyle baş başa.
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 22:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!