TOPLUMSAL FACİA
Türk töresinin örf, adet ve geleneksel saygınlığını uzun zamandır kaybetmiş, yerini ahlaksızlık, gayrimeşru ilişkiler almaktadır.Sinema, tiyatro, televizyon yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir.Öyle ki, sinemalarda duygusal, aksiyon filmleri ayda bir defada olsa, insanları dinlendirip sosyal etkinlik oluşumudur.Tiyatro, sanat etkinliklerinin en önde geleni, perde açıldığından itibaren seyirciyle birebir canlı olarak oynanan yazılan senaryoların insanları güldürdüğü gibi düşündürdüğü hallerde olmuştur.
Beyaz cam, hayatımızı bir anda değiştirip, dostluklar, arkadaşlıklar ve aile ortamını geri planda bırakıp yaşantımızın vazgeçilmezlerinden olmuştur.Dost sohbetlerinde (Misafirlik) oturumlarında sohbetin yerini televizyonlardaki eğlence, talk showlar, yerlidiziler, kadın programları almış sohbetlerin toplam bir saati geçmemektedir.Hal böyle olunca gerek aile içindeki yaşantı, gerekse misafirlik adabı ortadan kalkmıştır.
KİM BUNLAR
Sabah programlarında televizyonlarımızda onlarca kanal olmasına rağmen seviyesi, kültürsüz ve hiçbir eğitimi olmayan medya maymunluğu ve kısa yoldan şöhrete ulaşmak isteyen bir takım sözüm ona programcı ve konuklar ahlak dışı edepsizlik adına ne varsa Türk Milletinin gözünün içine baka baka kendilerini sergilemekten utanmıyorlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




emeğinize yüreğinize sağlık efendim hemen hemen her konuda toplumun yozlaşmaya doğru hızla gittiği bir gerçek ne diyelim bakalım mevla neyler neylerse güzel eyler sevgili dost.
saygılar sunuyorum.
Bu duyarlı yazınızdan dolayı öncelikle sizi kutlamak isterim...Türk halkının ne acıdır ki bu tarz proğramları sevmesi ve bu yönde proğramlar yapılması...Son günlerde artan şiddet ve ahlaki çöküntü ürkütücü seviyelere ulaştı...
Ve bu durum insanları nasıl bir tedbir almaya itecek?
Yazınızdan dolayı tekrar kutluyorum..Sevgi ve saygıyla
Saygı deyer ustat size katılmamak mümkün deyil bu rezalet ülkesini seven tüm vatandaşları son derece rahatsız etmektedir ama sistem israrla önlem almamaktadır toplumun yozlaştırılması sistemin ürünüdür yayınlanan proğramlar halkın yaşamı deyil bir avuç burjuvanın rezaletidir yarı çıplak sunucular bazı kendini bilmezlerin bir kadın üzerinde yaptıkları kepazelikler bu toplumun kaldıracağı şeyler deyil kendi televizyonlarımızı malesef izliyemiyoruz çünkü bizim yaşamımızla ilgili hiç bir şey yok amaç toplumun içini boşaltmak kendine yabancılaştırmak zaten kısmende başarılmış güzel bir konu işlemiş siniz duyarlılığınızı kutlarım saygılarımla
Sevgili sezai bey
yazdıklarınıza a....z....ye katılıyorum
türkiyeyi bir şekilde uyutuyorlar ya ağlıyoruz salya sümük yada hep oynuyoruz göbek atıp
tamam istiyen istediği kanalı seyretsinde bız dış ülkelerde yaşıyan vatandaşlar
para ödeyip paket program alıyoruz
çocuklarımız ve kendimiz kültürümüzden dilimizden kopmama adına
türkiyedekilerin belki şansı var istediği kanalı seyrediyor istemediğini seyretmiyor ama ben kendi adıma
yazıklar olsun diyorum her seferinde
geçenlerde üniversite önünde talebelere yarının gençlerine
sorular soruldu
bir çoğu bir çok şeyden bir haber
12 eylülü ılk defa duyan talebeler var ne olduğunu bilmiyor
türkiye böyle giderse daha çok şeylere gebe
kınıyorum bu tür programları ve sizinde yüreğinizden kutluyorum hadiiiiiiiiiii
duyarlı arkadaşlarımız nerdesiniz
saygılar
müzeyyen başkır
Titiz ve ustalıkla işlenmiş bir çalışma...O kadar çok
mesaj var ki...kalem o kadar haklı ki...
Ayakta alkışlıyor;selam saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.sağlıcakla kal kardeşim.
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta