7-]Halkın böylesi sağlayıştı çekimlikte vücut bulan şekillenişi, halkın birbirine benzerleri, birbirini doğrulayan görsel ve eylem sellikleri, taltif edilirliklerini beraberin de getirdi. Böylesi tutumlar, grup dâhiliyesinde olmayı ya da grup dışlaması öteleyiciliği içinde olma gibi dayanışma olacaklara halkı, el ile gelen düğün bayram türü mantıktı kararlılık düzeyi alışmasının da kaynağıdır. Hem sosyolojinin kıyastı kaynağı olmayı ortaya çıkardı, hem halkın sübjektif gerçekti olmasını, ortaya çıkardı.
Halkın şu belirleyiciliği de halkı, halk kılar bir özelliğidir. Halk bireysel ilgi kendi anlayış ve ihtiyaçlarıyla da bencil ve daha geri aşamalara dağılıp çözülen bir yapıdır. Bu halkın gerileşme eğilimidir. Halka değin olan genelleşmedi durumlar da dahi halk, hemen özelleşen, birlik gruptu cemaat yapılaşması ile birleşen, ayrık ve aykırı anlayıştı kümeleridirler. Halk bilineni tutum lamayla alışmalarının ve gelenekti bilmenin kolaycılığı nedeni ile halkın düşünmeye değin zamanı; geri olmaktadır.
Halk böyle bir yapı olmakla, toplumdan kesin kes ayrılır. Toplumun felsefesi ve toplum çıkarları ile daima çatışır. Toplum kümeleri, kurumsal işlevsellikle sıkı sıkı birbirine bağımlıdır. Topluma değin hiçbir ünite bir başına değil, dayanışıp; bir birini gerektiren üniter bir var oluşturlar. Halk kümeleri ayrılıkların hoşgörü eşmenin zeminidir. Toplumsa zorunlu ilişkilerin, zaman zemin kesikli sürekliliğidir.
Toplumun, hünerli, karmaşık, araçsa üretimi ve üretimin özel mülk oluşu ile toplum, iyice sınıfsal yapı içine girmiştir. Bu yapı yaşantı olarak ve sosyal küme ilişkilenişleri olacaklarla, inançça, gelenekçe gibi tutum aşışlarla halkın içine de yansımıştır. Ve bu olgunun yol alışını oluştururken de toplumun kişileri de birey(meslekten-uzman) olma hüviyeti kazanmıştır. Toplumda birey olamayan, toplumda üretime katılamayan insanın, toplumsal olmayan yaşamını da bir tüketim yaşantılım alanı olan halksak yaşam oluşturur. Bu anlamda halk, toplum (üretim) dışı bir oluşumdur.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




tam puanla tebriklerimi sunuyorum hocam emeğine yüreğine sağlık.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta