Mavinin bağrıcağzından doğan pembe tomurcuk,
Açık mavi kılcallarıyla sarmalanmış çekirdek kendinin,
Dalga dalga açık maviler bir ilk sınırından salınmış.
Sonra ateş yandı ama kahverengi renkli arkaplan,
Sarmış bu parlak sarı yananı… iki adamsa gölgeler;
Biri oturmuş o köz aleve, ayakta diğeri kaçamak:
Elinde testi gibi bir şey tutmakta, olmayan kafası
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



