Işıklar sönük
Etraf alabildiğine karanlık
İçin içine sığmıyor
Tekmeler savuruyorsun sağa sola
Yeter artık
Çıkmak istiyorsun bir an evvel sahneye
Nefes almak, dolaşmak istiyorsun
Ve özgürlüğüne kavuşmak
Dur hele
Daha vaktin var
Biraz bekle
Derken o da nesi?
Ard arda gelen çığlıklar
Bir tokat, bir kaç ınga sesi
Ve işte!
Aylardır beklediğin
O mutlu son
Sahne...
Pek de farkı yokmuş aslında buranın
Geldiğin yerden
Sadece
Etraf biraz daha aydınlık
Oldukça da buğulu
Derken
Ne olduğunu anlayamadan daha
Bir tokat yiyorsun
Bağıra bağıra ağlıyor
Fakat sesini duyuramıyorsun
Birinin ellerindesin
Ama kimin?
Merak dahi etmiyorsun
Seni tutanın kim olduğunu
Ağlıyor, ağlıyor, ağlıyorsun
Oysa
Herkes sana bakıp nasıl da neşeyle gülüyor
Bunlar da kim?
Senden ne istiyor
Bilmiyorsun
Sadece ağlıyorsun
Bir çarşafa sarmışlar seni
Elin kolun kıpırdamıyor
Oradan oraya dolaşıyorsun
Ne olduğunu bir türlü anlamıyorsun
Sen farkında bile olmadan
Vakit geçiyor
Zaman,
Su misali akıp gidiyor
Sana aldırmadan
Günler, aylar hatta mevsimler değişiyor
Daha aynaya bakma fırsatı bile bulamadan
İnişler de oluyor hayatında çıkışlar da
Girenler de oluyor o büyük dünyana çıkanlar da
Kimi zaman sahne değişiyor
Kimi zaman dekor
Kimi puslu oluyor hava
Kimi gökkuşağı çıkıyor
Sen farkında değilsin ama
Bütün bunlar olurken zaman da akıyor
Akarken de yanında götürüyor seni
Ve hiç bitmeyecek sandığın günler
Yavaş yavaş sona eriyor.
Derken
Bir bakmışsın
Güneş batmış gözlerindeki
Etraf alabildiğine karanlık
Bir beze sarılmışsın
Elin kolun kıpırdamıyor
Bir yere götürüyorlar seni
Bilmiyorsun
Sadece gülümsüyorsun
Oysa
Yıllar evvel sen sahneye çıktığında
Neşeyle gülen herkes bugün ağlıyor
Ne kadar da garip değil mi?
Bugün onlar ağlıyor
Sense, huzurla gülümsüyorsun
Aslında
Pek de bir farkı yok hani buranın
Bilmem kaç küsür yıl önce geldiğin
O küçücük yerden
Şimdi gözlerinde puslu bir bakış
Bir tak sesi gittiğin yerden
Ve kulakları sağır eden bir alkış
Birkaç avuç toprak oluşturuyor şimdi dekoru
Bir de başucunda mermer bir taş
Etrafsa hayli kalabalık
Sessizce dolaşmakta üzerinde
Onlarca hüzünkovan kuşu
Gözünde bir damla yaş
Gagasında siyah bir lale ile
Ve son sözü söylüyor
Daha fazla beklemeden
Adına yaşam denilen
Bu oyunu yöneten
PERDE! ..
04.05.06
İzmir
Kayıt Tarihi : 13.6.2006 11:20:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!