arnavut kaldırımlarında fırça
boyarken siyahın karasını
sapında bir umut kaldığını kim bilebilirdi
Kimse bilemezdi elbet. Belki bilme girişiminde bulunulabilirdi, oraya buraya bırakılan mektuplar ve dip notlarda aşkın gümrüksüz geçişlerinden yararlanma istekleri. Bir de gitmekten bahsederlerdi ara-sıra. Ah Avicenna ah, o kadar derinden gelen bir adın var ki.:Hele unutulmak istenen sözde bireysellik. Kesinlikle gitti gider. Hani orada burada sarkarsın ya güzel yazılara, öyle bir isimin var. Ah Avicenna ah!
adınız meri(mary) mesela
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta