çığırtkan rüzgârların uğultusu kapıda
güz gelmiş balkona tılsım yağmurları serpiyor cama
durgun nehirler akıyor yüzümün ince yollarından
önümde duruyor karanlığın somurduğu ışık
ah! düşünmeden susacağım
önümdeki kağıda
kaleme
y a l n ı z c a
gözlerim dalacak uzağa uzaklara
yaz akşamlarını arayacak dalgın bakışlarım yitik rüyalarda
sarı patikaların mavi dudağına tırmanacak kalbim
içimde fokur fokurdayan bir yangınla
yürüyeceğim
a t e ş e inat
k ö z e inat
k ü l e inat
sense pencerende
sütbeyaz bir günün uyanışını öpeceksin mahmur gözlerinle
sonra davetkâr bir kelebeğin kanadından süzülüp uçarak
geçeceksin önümden kırlara
teninin
ballı rahiyası yayılacak ovalara yollara
orman perileri eşliğinde eğilip öpeceğim boynunun güneşinden
çılgın bir ürpertiyle sarsılacak ruhun yumacaksın sevdayla kirpiklerini
tatlı bir öpüş için tekrar tekrar rüzgârı çekeceksin içine
aklında gezinecek kayıp ruhum kayıp ellerim
kayıp dudaklarım
her şey m a s a l s ı
her şey s o n s u z k e n
aniden çalacak kapının zili
hızla çekilecek vurgun yemiş kalbim soğuk duvarların gri alnına
yığılıp kalacağım sevdanın yorgun kıyısına gözlerimde ölgün gölgeler
uçup gidecek bulutların ötesine bakışlarımdan narin hayalin
yandı yanacak yüreğim ah! aşkın posası düştü düşecek
tılsım yağmurlarından toprağa
ah!
bu yılgın kalp kapıda zil sesi
pencerelerde rüzgârın gümbürdeyen uğultusu
z a m a n ı yalayıp yutacak saatler
21022024
03:22
Kayıt Tarihi : 21.2.2024 20:28:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!