Sizlere kendimi dışardan bana bakış... başlığıyla anlatmak istiyorum...Bir yanım böyle diğer yanım benimle kalsın...
Güzel bir şehirde bir kız çocuğu dünyaya gelmiş ailenin bir tanecik kızı olmuş ve doğduğu tarihten itibaren herkes gibi hayatı yaşamaya çalışıyormuş.Zaman gelmiş evlenmiş, Yakışıklı, dünyalar tatlısı iki oğlu olmuş mutlu aile yaşantısına iki bulunmaz yürek daha eklenmiş. O şimdilerde üç sevgi dolu kalple birlikte yaşayan bir kadın.
Herzaman dürüst, doğrularından asla taviz vermeyen sevgi dolu romantik, hoşgörülü, pozitif bir insan olmakla beraber insanların farklı karakter yapılarından ve burç özelliklerinden olsa gerek,sık sık hüsrana uğrayan, hep güçlü olmak için uğraşan bir insan. Onu seviyorum çünkü... çünküsü çok bir insan...
Şiir onun hayatının olmazsa olmazlarından. Kitap okumaktan büyük huzur duyan müzikle ruhunu besleyen son zamanlarda ahşap boyama sanatını hobi edinen bu arkadaş. Kesinlikle kendine ve etrafına çok şey katan birisi ve tanımayanların büyük kayıbı olarak gördüğüm bir insan....diyebilirim.
Şimdi okuyucu arkadaşlarım belki de beni, kendini beğenmiş bir kişi diye yorumlayacaklarsa bile doğru düşünmüşler tabiki kendimi beğeniyorum aksi halde kendini sevmeyen insandan topluma ne hayır gelir.
Evet işte BEN...Sizce yeterli mi?
Eserleri
Şiir kitabı -Tutkunun Sesi
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!