Dur olduğumuz yerde
Gelirsen hafıza,
Bu zaman öylesine
Uçtu elimizden
Hızlıca...
Gece, şehrin üzerine ağır bir kadife gibi inerken sokak lambaları yıldızlara özeniyordu.
Rüzgâr, duvar diplerinde unutulmuş hatıraları usulca ayağa kaldırıyor, her birine yeniden nefes veriyordu.
Bir adam, cebinde kırık bir pusula ve kalbinde yönünü şaşırmış bir umut taşıyordu.
Adımlarını taş kaldırımlara bırakırken geçmişi arkasından ince bir gölge gibi sürükleniyordu.
Gökyüzü, suskun bir deniz gibi dalgasızdı ama içinde fırtınalar saklıydı.
Bir pencereden sızan sarı ışık, ona hâlâ bir yerlerde sıcaklığın mümkün olduğunu fısıldadı.
Bir sabah çaydanlık öksürdü,
Saatler geri geri yürüdü.
Kaldırım taşları bana baktı,
“Bugün salı ama biraz pazartesi,” dedi.
Bulutlar ceplerinde yağmur taşıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!