Ki böylece kölelik ruhu ile köleler kurtuluşlu vaade iyice kapıldılar. Kurtuluşlu düşünce içinde iyice yoğruldular. Öyle ki ahitliler bu yoğrulma içinde köleliğe pek bir can atar köle ruha dönüşüyorlardı. Bu ruh hali ile salih kul olma derdine düşüyorlardı. Soylarının da köle olması telaşına düşürüyordular.
Soylarının köleleşme derdine düşen ruh hali ile bu eylem ve söylemleriyle köleliği kendilerine gayet olağan hale getiriyorlardı. Ahit anlayışı içinde çok ince kölelik taktikleri uygulanıyordu.
Bu tür sözler kutsal ahit içinde olan açık açık sözlerdi veya yorumlu sözlerdi. Atalarımız, kutsal bildikleri ahitler içinde ince taktiklerin olacağını akıllarına getirmiyorlardı. Kutsal söz söyleminin kendisi zaten kişileri düşünemez kılan etki ve büyüleme işiydi.
Rızkın kıt olması ve kölelik yoksulluğa terekeydi. Yani mirastı. Egemen sınıfta miras bırakılan mal, mülktü. Köle sınıf içinde miras taat, itaat, biat anlayışı, açlık, açlık karşısında sabretme türü olan düşünceydi. Mal mülk gibi kölelik anlayışı da mirastı.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta