Ki böylece kölelik ruhu ile köleler kurtuluşlu vaade iyice kapıldılar. Kurtuluşlu düşünce içinde iyice yoğruldular. Öyle ki ahitliler bu yoğrulma içinde köleliğe pek bir can atar köle ruha dönüşüyorlardı. Bu ruh hali ile salih kul olma derdine düşüyorlardı. Soylarının da köle olması telaşına düşürüyordular.
Soylarının köleleşme derdine düşen ruh hali ile bu eylem ve söylemleriyle köleliği kendilerine gayet olağan hale getiriyorlardı. Ahit anlayışı içinde çok ince kölelik taktikleri uygulanıyordu.
Bu tür sözler kutsal ahit içinde olan açık açık sözlerdi veya yorumlu sözlerdi. Atalarımız, kutsal bildikleri ahitler içinde ince taktiklerin olacağını akıllarına getirmiyorlardı. Kutsal söz söyleminin kendisi zaten kişileri düşünemez kılan etki ve büyüleme işiydi.
Rızkın kıt olması ve kölelik yoksulluğa terekeydi. Yani mirastı. Egemen sınıfta miras bırakılan mal, mülktü. Köle sınıf içinde miras taat, itaat, biat anlayışı, açlık, açlık karşısında sabretme türü olan düşünceydi. Mal mülk gibi kölelik anlayışı da mirastı.
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta