Kolektife ait mülkün uygulama olan gerçekliği karşısında, kolektife ait mülkü El mülkü saymayı, aklımız almayabilir. İnsanlar mülk sahipliğinden mülksüz lüke geçişi nasıl kabul eder? Bunun nedenlerini birçok yazılarımda saydım. Burada da bir iki tanesini belirteyim.
Bir kere kolektif yapı sistem öznelerinin tek tanıdığı yapı olmakla özelleştirmenin sisteme ne getirip ne götüreceği fikri çok kişinin aklında şekillenemiyordu. Özelleştiren söylemler bir çeşit basit oyun gibi geliyordu. Kolektif sistemin aksini tanımıyorlardı. Yeninin garip bir çekiciliği vardı.
İkinci olarak özelleştirme tamamen kişinin duygusuna ve bencilliğine hitap ediyor. “Herkes ölse bile sen ölmezsin” diyen amigdala bu kes de bu özelleştirme söylemi içinde kişinin iç sesi olarak “El ’in mal mülk vereceği kişilerin içinde ve en önünde sen olacaksın” diyordu iç sesin sahibine.
Böyle iç sese kapılan tutuma dünyayı kendi çevresinde döndüğünü sanan yanılsamaya benmerkezci egosantrik düşünce diyorduk. Üçüncü olarak kişilerin tamahı özelleştiren vaat ile iştaha dönüştü vs.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta