Üzülme! anne üzülme!
Benim yine,
Koltuğumda üç somunla
Eve döndüğüm akşamlar olacak.
Üzülme! anne, üzülme!
Yine bir bahar sabahında
Komşunun kızı uduyla pencerede
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




HANİ BİR SÖZ VARDIR: ' ZÜĞÜRT TESELLİSİ...'
Şiirdeki ve biz sade vatandaşların yaptığı bu....Kutluyorum Fethi bey. İçim acıyarak okudum... Nicelerine...Esenlikle...
Geçmişin tatlı nostaljisi geleceğe güzel bir ümit şiiri tebrikler güzel ve güçlü bir anlatım
o günlerden bize seslenen bir şiir... şairin ruhu şad olsun.
SABRET CANIM
Kuruyan umutların tarlaları boş değil
Boş değil gayretimiz var elleri yakındır
Yakındır dans edecek keyifle günebakan
Güne bakan gözleri mutluluklar saçacak
Saçacak milyonlarca tohumu gelincikler
Gelincikler vuslatı yeniden kavrayacak
Kavrayacak dalları sarmaşıklar saracak
Saracak askerini yüreğine basacak
Basacak yalın ayak hissedecek toprağı
Toprağı sevincine coşkuyla katılacak
Katılacak aşa tuz çifte şeker çaylara
Çaylara yaşla dolu mendiller salınacak
Salınacak tebessüm ederek genç fidanlar
Genç fidanlar huzurla gururla boy atacak
Boyatacak kavuşma avuçları saçları
Saçları sacayaklar üstüne koyduracak
Koy duracak elimde haşre değin ellerin
Ellerin nazarına gelse bile gözlerim
Gözlerim o günleri bizi hazza boğacak
Boğacak karanlığı güneşimiz doğacak
Doğacak nice erler kör karanlık sen inle
Seninle çile çektik güleceğiz birlikte
Birlikte yok olarak var olarak Varlıkla
Varlıkla yaşayarak koşacağız yarına
Yarına ovasına kan dökmesi Türk’ünün
Türkünün ağıtlara dönüşüp yakılması
Yakılması fitnenin çıkılması yarlardan
Yarlardan kurutacak akan kanlı yaşları
Yaşları yirmilerde gazilerim dönecek
Dönecek mutluluktan eğilmeyen başları
Başları altın harfle tarihe yazılacak
Yazılacak çimenler yüzlerde gül bitecek
Bitecek sıkıntımız huzursuzluk kalkacak
Kalkacak cümle âlem gelince Türk ulusu
Ulusu kaplayacak mutluluk günden güne
Güne yeni ışınlar ekleyecek düşünce
Düşünce başarının pırıltısı gözlere
Gözlere dolan sevinç fışkırırken yürekten
Yürekten sevmek demek bir değeri aşk canım
Canım ülküme feda mutluluk sevincedir
Sev incedir bu mevzu dönüşecek sevince
Sevince gideceğiz geleceği kurmaya
Kurmaya mutluluğa zamanları an be an
An be an o günleri yaşayalım yeniden
Yeniden yepyeniye hükmederek dünyaya
Dün yaya gezenlerim yarın aya gidecek
Gidecek karanlıklar karamsarlık Onur'um
Onurum yaşayacak ülkemle haşre kadar
Onur BİLGE
Güzel...
Mükemmel... İçime bir sızı doldurdu...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta