Son 12 senedir oy kullamayan bir vatandaşım ben.Biliyorum yanlış ama bu çivisi çıkmış düzene katkıda bulunmak fikri bile beni rahatsız ediyordu. Siyasetçilere zerre kadar güvenim kalmamıştı. Ta ki 21 Mart a kadar. Çoktan öldüğünü sandığım bir tohum tomurcuklandı sanki içimde.Adı ''Umut"" du onun. Tekrar umut etmeyi öğrendim ben onunla. ""Her şey güzel olacak" diyebiliyorum artık. İnanarak ve bütün kalbimle.Teşekkürler başkanım.
Daha da önemlisi bir anneyim ben. Çocuğuma ülkesini sevmesini yarına umutla bakmasını bu ülke için elinden geleni yapmasını nasıl öğütlerdim ben bile buna inanmazken. Her on gencin dokuzunun tek hayalinin yurt dışına kaçıp orda yaşamak olduğu bir ülkede ben çocuğuma bu cennet vatanı nasıl anlatacaktım? En çok da bunun için evladım için evlatlarımız için minnettarım ona.Onlar bizim yarınlarımız vatanlarını severek büyümeliler. İnanıyorum artık bu şehrin nasıl yaşanılası güzel olduğunu ve daha sonra tüm yurdu güzelleştirmeyi öğreneceğiz. Başkanım buna öncülük edecek. Tüm millet damarlarımızdaki asil kanın kudretinin yeniden farkına varıp çok güzel şeyler yapacağız.
Bu seçimin sonucu ne olursa olsun bence kazandık.İçimdeki umut çiçeğini soldurmalarına asla izin vermem artık. Bu bir uyanış bu bizim ikinci baharımız.Ve yazz çok daha güzel olacak.TEŞEKKÜRLER BAŞKANIM .Allah seni muvaffak etsin. Yolun açık olsun.İşin çok güç ve daha başındayız biliyoruz ama bu millet senin arkandadır.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güzel bir yazı,
tebrik ediyorum
Saniye hanım,
kutluyorum sizi.
Selamlar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta