Geldim ve gidiyorum,
Bir daha gelmeyeceğim diye söz veremiyorum,
Kapında bekledim hiç utanmıyorum,
Sevdim ayıp mı diyorum.
İnsanlar bir tek duyguya karşı koyamazmış,
Bunun adı aşkmış,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Ümit'çiğim şiirin çok güzel. Ancak senin gibi aslan delikanlının, öyle esir olması, kendini tutsak kabul etmesini anlayamıyorum. Yazık değil mi bu yaşta. Daha delikanlılığın başlangıcında, dünyayı değiştirecek bilgi ve bilinçlerle kuşanacak, insanlığa bir şeyler sunacak, her türlü esarete özgürlüğün adına sahip çıkacakken, böyle daha başlangıçta su koyvermek sana yakışıyor mu? Yazık değil mi delikanlılığa? Vurulduğun, bir çift göz, bir endamlı bakış, dalgalı saç, kıvıran yürüyüşler, tebessüm eden dudaklar mı? Hepsi gelir geçer delikanlım. Yazık derim. O güzel sanatını, güzel söz dizelerini esaretini ilan etmek için değil, özgürlükler için, insanlara güzel şeyler vaat etmek için kullansana.... Senin gibi gençlerin böyle kendilerini koyvermesine acıyorum doğrusu...
Yazık.... Yazık....
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta