Bir hırka bıraktım, bin ah içinde,
Varlığı sırtımdan attım da geldim.
Zamanın bittiği o son biçimde,
Hiçi hiçe sayıp battım da geldim.
Neydi o taşınan benlik kavgası?
Bir kuru gürültü, dünya kargaşası...
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman



