Terk edilmenin korkusunu gittiği her yerlerde yaşamaya başlamıştı artık.
Duyduğu bütün sözlerde, o soru işaretleri ile dolu cümlelerini bile artık duymaya korkar olmuştu.
Terk edilmenin vereceği acıyı yaşamaktansa, terk edilecek olmanın verdiği bu korkudan kurtulmaya karar vermişti. Son buluşmasına duygularını koruyacak zırhlarla çıkmıştı sevdiğinin karşısına. Bu son buluşmasında sevdiğini terk eden diğer sevgililer gibi davranmıştı.
Onu terk ederken hiç geriye dönüp bakmadı.
Biliyor ki dönüp baktığı zaman gözyaşlarının oluşturduğu o hırçın dalgada boğulan sevdiğini ellerinden tutup bir kez daha çekecekti onu kendisine doğru. Yapamazdı bunu…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta