1972--Osmaniye -Finike
çamların yeşilimsi fiğürleri
yıllarca altlarında atık yaprakları
kamp ateşimizin yakıtı
barbekü kebaplarla dumanlı
güney-batı ovası ufkumuzda
hercai bulutlarla,dağ kütlesi rıhtım
ilerde engin tepe silsilesi haricinde
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




doğa ve güzellikler anlatılırken Yunus misali Tasavvuf kendini göstermiş bu güzel şiirde.
paylaştığınız için teşekkürler Üstat.
güzel yurdumun Adıyaman İlinden selam ve saygılar yolluyorum.
Bu şiiri okumak, ikinci kez okumama rağmen, daha bir içime sindirdiğimden olacak huzur doldurdu içime. Öyle lafta değil derin bir sevgi, dürüst bir inanç; samimi bir iman var. Yani şair, taşa toprağa bütünüyle doğaya, bize bahşettiği güzelikler için yaratıcısına sanki borç öder gibi şükranlarını bildirir gibi. Sizin anlatımınızla hayran olduğum doğaya, yeniden, yeniden aşık oluyorum.
Şiirleriniz adeta birer belgesel...Bodrum ve civarında kar olmasa da kuvvetli bir kış hüküm sürmese de bu şiirler bizi bulunduğumuz mekanlardan alıp dağlara ovalara tepelerdeki türbelere götürüyor...Yaz mevsiminin cömert ortamını yaşatıyor teşekkürler...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta