Bir Leyla idim çölde,
Mecnun'a düşmemişken...
Sen geldin,
Aynaları kıran bir vuzuhla.
Nihal'in teni vardı,
İncelmiş bir dal misali,
Rüzgâr değse titreyen,
Yaprak yaprak açılan.
Leyla'nın Leyla'sıyım dedin,
Mecnun'dan evvel,
Mecnun'dan sonra.
Bir elif kadar ince,
Bir mim kadar derin.
Her gece vuslat,
Her sabah hicran.
Seni bende buldular,
Beni sende arayanlar.
Sazımın telinde saklı bir nefes,
Dilimde yarım kalmış bir hece,
Adını koyamadığım bu his,
Ne tam gündüz, ne tam gece...
Nihal,
İki cihan arasında bir isim.
Aşkın bir yarısı onda kaldı,
Bir yarısı bende.
Dokunsam,
Yanacak bir ten gibi.
Dokunmasam,
Sönecek bir mum gibi.
Nihal'in dudağında gizli bir sır,
Şaraptan kırmızı, baldan tatlı.
Her harfinde ayrı bir âlem,
Her hecesinde ayrı bir sanat.
Dost illerinde bir gonca gül,
Açmış bakar Nihal diye.
Rüzgâr değmiş, teri düşmüş,
Toprak kokar Nihal diye...
Nihal,
Bir varlıkla yokluk arasında.
Vuslatla hicran arasında.
Kâh bir ney üfler üfler de,
Kâh bir keman inler de inler de...
Sen Nihal'sin,
Ben Leyla'yım şimdi.
Mecnun'un gözleriyle bakarım,
Kendimi sende ararım.
Dağlar ardında bir ateş yanar,
Yanar da sönmez Nihal diye.
Gönül denen bu tezgâhta,
Aşk dokunur, aşk sökülür...
Aşkın bir adı vardı eskiden,
Şimdi Nihal koydum.
Her gece yıldızlara sorarım,
Her seher yeliyle yollarım.
Nihal,
Bir nefes kadar yakın,
Bir rüya kadar uzak.
Elimi uzatsam tutacakken,
Tutamadığım bir an.
Gönül kitabında gizli bir harf,
Okunur da bilinmez Nihal.
Her mısrada ayrı bir mana,
Her dörtlükte ayrı bir hâl...
Nihal'in elleri vardı,
İncecik, narin.
Her dokunuşunda bir âyet gizli,
Her parmağında ayrı bir din.
Ve Nihal'in gözleri vardı,
Leyla'nınkinden derin.
İçinde binbir Mecnun kaybolmuş,
Hiçbiri çıkamamış.
Nihal,
Bir varmış bir yokmuş masalında,
Gerçek olan tek düş.
Her gece yeniden doğan,
Her seher yeniden ölen...
Bu yol uzun, bu yol ince,
Yürünür de bitmez Nihal.
Aşk denen bu bilmecede,
Her soruya sensin cevap...
Leyla benim,
Nihal benim.
Mecnun benim,
Mecnun'un aradığı benim.
Nihal,
Bir neyzenin son nefesi,
Bir meyhanenin ilk kadehi.
Yaratan'la yaratılan arasında,
İncecik bir çizgi.
Sözün bittiği yerdeyim,
Nihal'le baş başa.
Bir elimde sazım,
Bir elimde bir tutam nefes.
Söyleyin şimdi,
Nihal'i bana kim verdi?
Nihal'i benden kim aldı?
Âşık Nihali derler bana,
Asıl adımı soranlara:
Leyla'yım ben,
Mecnun'um ben,
Nihal'im ben,
Ve aşk'ım ben...
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 19:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!