O’nu hep ağlar gördük, arzuhâli şirin mi?
Firakının sebebi bâtınından derin mi? ..
Hizmet semeresinde sap sam’anın payı ne? !
Kırığından em sızan testi yoksa, rehin mi? !
..
Çağdaş edalı dilber bir dengini bulursa,
Altın bilezik de ne, şartı kabul olursa;
Mah cemaline meftun er kişiden dileği,
Nikah mehiri tapu: Ay’dan dört dönüm arsa...
YUSUF BİLGE
..
Kayıp simalardan ibret: Unutturan unutulur;
Aksini savunanların bir gün belleği tutulur;
Sanki yaşamamış gibi yadsır mazi yazgısını,
Aradığı teselliyi, sileni silmekte bulur...
YUSUF BİLGE
..
Değil mi ki, sen beni bıraktın yapayalnız,
Ölüyorum desem de, aşkından ey insafsız.
Bak bu titrek ellerim yakanda Mahşer günü,
Çektiğim acıların, hesabı var kara kız.
16 Temmuz 1990-Pazartesi / Konya
..
Bir gün anlayacaksın, çok geç olunca vakit,
Kalmadığında artık, bu günden zerre nakit.
Aklına düşeceğim, pişmanlık duyduğunda,
Yaz bunu bir kenara, soladursun şimdi git!
Temmuz 1987 / Ödemiş
..
Gitmeliyim hoşçakal, yola dizildi kervan,
Hoş beş sohbet eylerken, nasıl da geçmiş zaman,
Benim hikâyem budur, duyduğun gibi hancı,
Yolun bundan sonrası, belli artık toz duman.
18 Temmuz 1989-Salı/ Ödemiş
..
Yaz günü sarı sabır uyur-gezer mega-fil;
Mış gibinin mışmışı kolpa kediye kefil;
Ulu çınara özgü minnacık ağaç kurdu,
De gitti patron-alı baldırı çıplak sefil...
YUSUF BİLGE
11 Temmuz 2012 Çarşamba - İstanbul
..
Maziyi güncel mercekle zumluyor da laf ebesi,
Muhayyel tarihten bizar yedi göbek silsilesi;
Ceddinin suyunun suyu Paşa çorbasıymış meğer
İspatı kıçında dövme, soy-kütüğü çizelgesi...
YUSUF BİLGE
..
Bu sana son şiirim, diyorum hep başlarken,
Lakin olmuyor işte, aklımda hep sen varken.
Unutmak bir kelime, söylemek kolay ama,
Bekle diyor yüreğim; silmeye henüz erken.
10 Temmuz 1985 – Çarşamba / Ödemiş
..
Kışın sahile iner yazın yayla gezerdi;
Kadim Türk töresince kanını tazelerdi;
Vatan millet aşığı o bıçkın koca Yörük,
Devesiyle güreşir mandasıyla yüzerdi...
YUSUF BİLGE
18 Temmuz 2012 Çarşamba-İstanbul
..
Dönüşüm yok herhalde, kaldım gurbette rehin,
Arayıp diyenim yok: Nasıl hatırın halin?
Yoksa kalan ömrüm de, hasretle mi geçecek?
Bak bakalım küreye, neymiş kaderim kahin?
8 Temmuz 1991 - Pazartesi / Konya
..
Ne resmin var elimde, ne bir küçük hatıran,
Bir dizi soluk hayal, senden geriye kalan.
Onlar da darmadağın, köşe bucak çevremde,
Sessizce izliyorum, iç çekip kimi zaman.
17 Temmuz 1989-Pazartesi / Ödemiş
..
İşte musalladayım, çok geç kaldın be gülüm,
Gördün ya dur desen de, beklemiyor bak ölüm.
Yıllar yılı gözledim, yolunu hep ümitle,
Yedi bitirdi beni, bu bekleyiş, bu zulüm.
6 Temmuz 1989-Perşembe / Ödemiş
..
Devlet ilşkileri, milli çıkara göre;
Say, santranç turnuvası, hamleye şartlı süre! ..
Ne devamlı müttefik, ne de körkütük düşman;
Böyle sanan oyuncu ziyandadır habire.
YUSUF BİLGE
..
Zulüm tamudan bir ateş, merhamet cennet meyvesi;
Haddini bilen canlara edep bayram elbisesi;
Hayırla yad edilenin ruhu sevep sarmalında,
Türk’ün kadim töresince güzel nam afet perdesi...
YUSUF BİLGE
..
Türkçe’miz elden gidiyor koş durma.
Çabala kurtar dilini boş durma.
Her ahmak bir dile sarıladursun.
İşler yolundaymış gibi boş durma.
29 Temmuz 2006 - Güneşli/Bağcılar/İst.
..
Ben acemi aşığım, bilmem ağdalı sözler,
Bir tek sana yanmışım, sönmez içimde közler.
Başka nasıl söylenir, ben sana sevdalıyım!
Anlayıver halimden, neden ağlar bu gözler?
5 Temmuz 1986 / Cumartesi / Ödemiş
..
Dediler ki hiçbir dert korkma dermansız olmaz,
Gönül yarası bile, geçer imkânsız olmaz.
İnandım nice yıldır sabır ile bekledim,
Anladım ki yalanmış, bu can canansız olmaz.
17 Temmuz 1990-Salı / Konya
..
Beyaz camı kirletti yağı yansımaları;
Etki çaşıtlarının pür-ishal simaları;
Daha ne kadar sus pus sineye çekeceğiz,
Sinir uçlarımızı test eden imâları? ..
YUSUF BİLGE
..
Her şey gönlünce olsun, karagülüm hoşçakal...
Bu mevsim böyle geçti, dönüşe yok ihtimal.
Bir sonraki baharın, neşesi yeni neslin,
Geçti sevda çağımız, boşuna kurma hayal.
21 Temmuz 1988 - Perşembe / Ödemiş
..



