Sol kulağını tıkar sağduyuluyum derdi
Ve sağ gözünü kapar sol görüşe geçerdi;
Öyle böyle yıldızı parlayan ortamcının
Kuyruğu kısaldıkça başı göklere erdi...
YUSUF BİLGE
11 Temmuz 2012 Çarşamba - İstanbul
..
Vakit geçmek bilmiyor, nerde kaldı bu tren?
Çamda bir baykuş sesi, yok hiç kendini gören,
İçimde bir korku var, ya bu sefer de yoksan,
Şu zavallı yüreğim, olacak hepten viran.
27 Temmuz 1986 - Pazar / Ödemiş
..
'Allah'sa Cevabın
Sen bir yaratıksın.
O zaman sormalısın:
'Kimdir senin Yaratıcın'?
Allah'sa, doğrudur cevabın.
..
Gün battı kızıl kana, aç artık perdeni aç!
Kararan gökyüzüne, birkaç avuç yıldız saç,
Zindan olmasın gece, mah yüzünü bir göster,
Gözlerim sana hasret, yalnızca sana muhtaç.
9 Temmuz 1986-Çarşamba / Ödemiş
..
O’nu hep ağlar gördük, arzuhâli şirin mi?
Firakının sebebi bâtınından derin mi? ..
Hizmet semeresinde sap sam’anın payı ne? !
Kırığından em sızan testi yoksa, rehin mi? !
..
Gitmeliyim hoşçakal, yola dizildi kervan,
Hoş beş sohbet eylerken, nasıl da geçmiş zaman,
Benim hikâyem budur, duyduğun gibi hancı,
Yolun bundan sonrası, belli artık toz duman.
18 Temmuz 1989-Salı/ Ödemiş
..
Yaz günü sarı sabır uyur-gezer mega-fil;
Mış gibinin mışmışı kolpa kediye kefil;
Ulu çınara özgü minnacık ağaç kurdu,
De gitti patron-alı baldırı çıplak sefil...
YUSUF BİLGE
11 Temmuz 2012 Çarşamba - İstanbul
..
Maziyi güncel mercekle zumluyor da laf ebesi,
Muhayyel tarihten bizar yedi göbek silsilesi;
Ceddinin suyunun suyu Paşa çorbasıymış meğer
İspatı kıçında dövme, soy-kütüğü çizelgesi...
YUSUF BİLGE
..
Bu sana son şiirim, diyorum hep başlarken,
Lakin olmuyor işte, aklımda hep sen varken.
Unutmak bir kelime, söylemek kolay ama,
Bekle diyor yüreğim; silmeye henüz erken.
10 Temmuz 1985 – Çarşamba / Ödemiş
..
Çağdaş edalı dilber bir dengini bulursa,
Altın bilezik de ne, şartı kabul olursa;
Mah cemaline meftun er kişiden dileği,
Nikah mehiri tapu: Ay’dan dört dönüm arsa...
YUSUF BİLGE
..
Kayıp simalardan ibret: Unutturan unutulur;
Aksini savunanların bir gün belleği tutulur;
Sanki yaşamamış gibi yadsır mazi yazgısını,
Aradığı teselliyi, sileni silmekte bulur...
YUSUF BİLGE
..
Kışın sahile iner yazın yayla gezerdi;
Kadim Türk töresince kanını tazelerdi;
Vatan millet aşığı o bıçkın koca Yörük,
Devesiyle güreşir mandasıyla yüzerdi...
YUSUF BİLGE
18 Temmuz 2012 Çarşamba-İstanbul
..
Dönüşüm yok herhalde, kaldım gurbette rehin,
Arayıp diyenim yok: Nasıl hatırın halin?
Yoksa kalan ömrüm de, hasretle mi geçecek?
Bak bakalım küreye, neymiş kaderim kahin?
8 Temmuz 1991 - Pazartesi / Konya
..
Ne resmin var elimde, ne bir küçük hatıran,
Bir dizi soluk hayal, senden geriye kalan.
Onlar da darmadağın, köşe bucak çevremde,
Sessizce izliyorum, iç çekip kimi zaman.
17 Temmuz 1989-Pazartesi / Ödemiş
..
İşte musalladayım, çok geç kaldın be gülüm,
Gördün ya dur desen de, beklemiyor bak ölüm.
Yıllar yılı gözledim, yolunu hep ümitle,
Yedi bitirdi beni, bu bekleyiş, bu zulüm.
6 Temmuz 1989-Perşembe / Ödemiş
..
Türkçe’miz elden gidiyor koş durma.
Çabala kurtar dilini boş durma.
Her ahmak bir dile sarıladursun.
İşler yolundaymış gibi boş durma.
29 Temmuz 2006 - Güneşli/Bağcılar/İst.
..
Ben acemi aşığım, bilmem ağdalı sözler,
Bir tek sana yanmışım, sönmez içimde közler.
Başka nasıl söylenir, ben sana sevdalıyım!
Anlayıver halimden, neden ağlar bu gözler?
5 Temmuz 1986 / Cumartesi / Ödemiş
..
Devlet ilşkileri, milli çıkara göre;
Say, santranç turnuvası, hamleye şartlı süre! ..
Ne devamlı müttefik, ne de körkütük düşman;
Böyle sanan oyuncu ziyandadır habire.
YUSUF BİLGE
..
Zulüm tamudan bir ateş, merhamet cennet meyvesi;
Haddini bilen canlara edep bayram elbisesi;
Hayırla yad edilenin ruhu sevep sarmalında,
Türk’ün kadim töresince güzel nam afet perdesi...
YUSUF BİLGE
..
Dediler ki hiçbir dert korkma dermansız olmaz,
Gönül yarası bile, geçer imkânsız olmaz.
İnandım nice yıldır sabır ile bekledim,
Anladım ki yalanmış, bu can canansız olmaz.
17 Temmuz 1990-Salı / Konya
..



