Temmuz yokuşunun donmuş bir vaktinde uğurlanır hayat
alçak ivmeli adımların kalır geriye, kaldırımı soysuz yollarda
yorulur zaman, kaybolur nefesim, kokun içimden çekilir
boğulur, boğazımda biriken isyan kütleleri..
Bayatlamış bir umuda yataklık eder kahrımdan sızan dualar
mahşer gibi kapanır ellerim yüzüme, yüreğimde işgal yer düşlerim
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Dayanmaksa.., tüm duvarlar çözülür yemininden
direnmekse.., mum ateşinde kıvam bulur çareler..
Sevgili Yalçın nerelerdesin ?
Bu güzel dizeleri kutluyorum,sevgilerimle :)
sen gideli ben hiç yaşamıyorum...ödünç aldılar sevinçlerimi geri vermiyorlar....içim acıyor...korkuyorum...içimdesin ya...
ya seninde canın yanarsa...kıyamam ki sana...
bu can senin için yaşıyor...
Vazgeçilmesi zor duyguların bezginliği işlenirken hem ruhta hem bedende, kâh ümitsizliği kâh ümitedilebilirliliği işlenmiş duyguların sevgiliye İstanbul ile birlikte. Sitem koksa da satırlar gine de boyun bükmüş sevdalı yürek yâre.. tutku ile.
Saygıyla,
Emine Ersin
ıssızlık...
Sokağın gecesi son olur, son kez siyah olur gölgem
deli olur aklım, kristal bakışlarını uğurlarken
masum bir ölü çehresinde bulurum kendimi
gelir ve dururum, bittiğim yerin şahitsiz meydanında..
ben bu cümlelerin arasında kayboldum sihirli birşeyler var yürekten tebrikler sevgilerimle.......
Ve derinden çeker nefesini Marmara
ben.., çıplak ayak gözlerine yürürüm..
Harika ötesi bir şiir...Bir kaç kez okudum içime iyice sindirmek için. Tebrik ediyorum ve benden tam 10 puan...Başarılarınızın devamını dilerim...
Nurten ABA
çok güzel olmuş şiiriniz, tebrikler...
Bayatlamış bir umuda yataklık eder kahrımdan sızan dualar
mahşer gibi kapanır ellerim yüzüme, yüreğimde işgal yer düşlerim
fahişe sızılar okşar yanağımı, gözlerim acıları emzirirken
Ama yine de
çıplak ayak gözlerine yürürüm....
Zaten sevdayı sevda yapan da budur değil mi sevgili şairim? Sevebilmeyi manalı kılanda.......
Sokağın gecesi son olur, son kez siyah olur gölgem
deli olur aklım, kristal bakışlarını uğurlarken
masum bir ölü çehresinde bulurum kendimi
gelir ve dururum, bittiğim yerin şahitsiz meydanında..
Bu bitmeler... ve gitmeler... ve ölmeler...
Bayat olsada umut... dualar edilmeli yinede...ola ki...
Çok güzeldi. Tebrikler
Saygımla
iliklerime kadar hissederek okudum, kelimeler yeter mi yorum yapmaya, söylediklerim söyleyemediklerimin yanında bir hiç kalır, her bir kelime anlamını bulmuş cümle içinde tebrik ederim arkadaşım bu şiiri nasıl bir duyguyla yazdığını merak ediyorum.
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta