Zamanın zalim elinde paramparça bir ayna,
Baktıkça kanayan yüzümde bitmeyen o sızı.
Düştüm geri dönüşü olmayan amansız bir oyuna,
Kendi ellerimle söndürdüm içimde parlayan yıldızı.
Kelimeler utancından sustu, diller ebediyen lal oldu,
Pişmanlık damarlarımda gezen sinsi bir kara zehir gibi.
Açmadan kurudu dallarım, umutlarım birer birer soldu,
Boyladım çaresizliğin o korkunç, o en karanlık dibi.
Ah, o son uçurumun kıyısında dursaydı deli adım,
Kaderin ince ipini kendi hırsımla kırmasaydım keşke.
Kendi ellerimle boğuldu içimde yankılanan feryadım,
Düşmeseydi yorgun gönlüm bu sönmek bilmeyen ateşe.
Gözümden sağanak gibi dökülen yaş değil, ömürdür,
Her damla bir can parçası koparır acımasızca benden.
Yürekte dinmeyen hıçkırık, ocakta sönmüş kömürdür,
Ruhum feryat figan içinde ayrılıyor sanki bu tenden.
Çaresizlik denilen o dert şimdi benim en kadim dostum,
Geceler şahidimdir artık, bütün o sabahlar dargın.
Hayat pazarında yırtıldı, sonunda bitti benim de postum,
Sırtımda günahın yükü ağır, yaralı yüreğim çok yorgun.
Keşkeler dizildi birer birer bu bitmez tespih ipine,
Çektikçe ömürden çalan, hüzünlü bir avuç gün kaldı.
Vurdum tüm benliğimi bu onulmaz pişmanlığın dibine,
Beni bu sonu gelmeyen, bu dipsiz ve kara keder aldı.
Zaman saati durdu, yelkovan saplandı göğsüme bir ok,
Adımlarım prangalı, kaçtığım her yol kendime çıkar.
Bu devranın içinde benden daha garip, daha yalnız yok,
İnsan kendi yaktığı ateşte, her gün yeniden yanar.
Bu pişmanlığımı sonunda hiç kimse bilmeyecek,
Sessiz bir yemin gibi dudaklarımda mühürlenecek.
Benimle birlikte o soğuk mezarda yok olacak,
Sırrım, toprağın derinliğinde sonsuza dek gizlenecek.
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 20:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!