Tel Örgüler Dantelası

Abdulkadir Bostan
53

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Tel Örgüler Dantelası

unutmuşuz
o çift camların
bir çift kanat olup kalbimize konduğu günleri…
tek acılı çayını yudumlarken gözlerim, gözlerinde
duvarlardan zaman damlar ve içimizde göl olduğu
tahta bir çivi ile çakılmış hayatları
ve kuşların gökyüzündeki voltasını aynı karede mahpusladığımız
o tel örgüler dantelası…

an, sıcak bir sıvı ayraç gibi ikiye bölünmüşlükler sessizliği
parmaklıkların paslı nefesi
ve o belimizi büken görüş mesafesi
sen dışarıdan bahar gelirdin
ben sana karakış
çiçek açardık eflatun beyazı
ve ceplerimizde eylül şekeri
hep o içimizdeki balıkçı çocuk
mavi yelkenliye demir atardı da
senin o taze deniz kokulu saçların
nasılda dalga dalga kabarırdı / içimin okyanuslarında

hele o avuçlarında getirdiğin
şehrin İstanbul kokan kalabalığından
koca bir yangından dağılır gibi
nasılda dağılırdık saçlarımızın yorgun akından

sonra,
eriyen an telaşında
yelkovandan damlarken kan gibi hatıralar
çiftçilerin yorgun elleri güneşi toplar gibi
ellerin kızıl kıyamet özgürlük figürleri çizerdi dudaklarıma
ve alaz bir çığlığın kapı aralığındaki, iskelet yüzlü gardiyan sesi
girmeye başlardı aramıza
soğuk kapılardan soğuk odalara geçer gibi
hani o, göğüs duvarları kalın kanunlar seni alıp götürürdü ya
sen budanmış bir ağacın naif dalları
ben, köklerimden yakalanmış gövdesi kalırdım…

Abdulkadir Bostan
Kayıt Tarihi : 7.4.2015 20:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Abdulkadir Bostan