Tek Yol İstiklal Şiiri - Mehmet Uysal

Mehmet Uysal
83

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Tek Yol İstiklal

Şerife’m…
Günlerden aralığın beşi…
Her taraf kar-kış,
Beşiğinde sallar Elif’i.
Ocağında cılız bir ateş,
Yatakta gazi bir eş,
Hayatın onda çoktur tarifi.

Hava buz gibi soğuk,
Hava vatan kadar ağır.
Seydiler’in her köyünde,
Bir tellal bağırır.
Her evden bir kağnı gelecek.
Her birinin içi mermi dolu,
Ankara’ya gidecek.
Hiç kimse duymadı bundan en küçük esef…
Çankırı’dan Kastamonu’ya geçen Akif,
Demişti ya Nasrullah Vaazı’nda;
Vatan olmazsa ne namus kalır
Ne şeref.

Şerife’m baktı şöyle yiğidine;
Dedi, bunu erler taşımaz sadece.
Vatan borcu herkesin omzunda yüktü;
Şerife’min yüreği vatan kadar büyüktü.

Elif’ini alıp sırtına,
Üzerinde yamalı bir hırka,
Sarı öküzle Kara Tosun’u da koşup kağnıya,
Düştü Şerife’m karlı yollara.
Ecevit Hanı’nda kaldı bir gece,
Sabaha İnebolu’ya geçti.
Vardı gazi limana,
En ağır sandıkları seçti.
Kayıkçı Koca Salih;
Dedi, bacım bunlar sana zor olur.
Sırtında yumurcağın var yazık,
Bir şey olursa sana -maazallah-
Yüreğine kor olur.
Şerife’m dedi, ağam;
Kara çalınmasın, alnımız ağ’olsun.
Ben ölürsem öleyim,
Yeter ki vatan sağ olsun.

Kara Tosun biraz sendeledi,
Yığıldı, kalkmadı bir türlü yerinden.
Şöyle bir ah etti garibem.
Ne olur kalk Tosun’um, bir ses ver;
Bak cephede asker mermi bekler,
Diye yalvardı Şerife’m.
Kara Tosun onu anlamış gibi,
Şöyle bir baktı…
Biraz büzüldü,
Sonra ayağa kalktı.
Şerife’min gözünden bir damla yaş süzüldü,
Yırtık çarıklarının üzerine aktı.

Elif’i için kağnısına saman serip
Sıcak bir yuva yapmaya girişti.
Sonra hızlıca ilerleyip
Kafileye Küre’de yetişti.

Seydiler’den geçtiler tekrar.
Sonra ileride bir han buldular.
Bir kâse çorba içip sabah,
Erkenden yola koyuldular.

Kastamonu’ya girince
Bir tipi başladı kışla önüne yakın.
Göz gözü görmüyordu,
Şu havanın işine bakın.

Şerife’m biraz durakladı.
Elif’i geldi aklına hemen,
Koştu kağnıya, yavrusunu kucakladı,
Kurtarmak için beyaz ölümden.
Elif’inin minik elleri ellerinde,
Baktı o masum yüzüne.
Sonra kapandı üstüne…
İyice büzüldü.
Şerife’min gözünden yine
Birkaç damla yaş süzüldü.

Zaman hızla geçiyordu efem,
Ne gelen vardı ne giden.
Üşüyordu yüce dağlar,
Üşüyordu Şerife’m.
Ayakları kendinin değildi sanki.
Sonra birden ellerini bıraktı.
Bir uyku geldi gözüne,
Bir uyku ki çok tatlı.
Şehit olan ilk eşi geldi yanına.
Asker kıyafeti vardı üzerinde,
Başındaki al bir kalpaktı.
Ona yavaşça elini uzattı…
Gülümsedi, yüzüne baktı.
Elini tuttu Şerife’m,
Sıkıca, sapasağlam.
Artık beyaz zemin üzerinde
Kahramanlık abidesi alevden bir tunçtu.
Kara sürdürmedi alnına ağam,
Bir melek oldu cennete uçtu.

Şehit Şerife Bacı’dan Ilgazlı Yanığın Emine’ye,
Halime Çavuş’tan İnebolulu Koca Salih’e!
Selam olsun Kastamonu’ya,
Selam olsun Çankırılı her bir ere!
Selam olsun bu yurt için,
Seve seve can verenlere!
Vefa onların omuzlarında bir yüktü;
Tek yol istiklaldi,
Yürekleri vatan kadar büyüktü!

Mehmet Uysal
Kayıt Tarihi : 31.7.2022 15:06:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


İstiklal Yoluna Vefa Ulusal Şiir Yarışması Üçüncülük Ödülü-2019

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!