Bir sûret var elimizde, yârin gamzesi solda gülşen,
Benim gönlümde ise sağ yâremden kanlar akar ser-meden.
Ân-ı vâhidde donmuş bir cihân,
bir tebessümde gizlenmiş bin hicrân.
Kavuşmak derlerdi meğer bir hayâl imiş,
hülyâ-yı bî-imkân imiş,
âh ü figân imiş.
Ol gamzen ki şimşek misâli çakıp gönlümü yakar,
her bakışında bir ömür, her sessizlikte bir mezar.
Ey gül yüzlü mâh,
benim kalbim her gün
sâkin bir kabristân olur,
senin hayâlin uğrayınca.
Tek sûretimiz var ki
ne atlas defterinde bulunur,
ne dîvânlarda yazılır.
Bir nakş-ı ebedîdir o,
lâkin içinde hem cennet kokusu var,
hem de ayrılık zehri.
Ey gamzesi solda tebessüm eden dilber,
benim için ol fotoğraf
bir kıyamet nişânesidir;
zira her baktıkça ben yanarım,
her gördükçe ben yıkılırım.
Ve bil ki —
tek sûretimizdir bizim destânımız,
hem vuslatın muştusu,
hem firâkın mersiyesi.
Kayıt Tarihi : 29.8.2025 02:21:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!