Bir salonda gördüm seni
Duvara asılan dışı çerçeveli
Protokolün şeref konuğuydun
Üstünde beyaz ceketin.
Tanıdık yapmacık gülüşler arasında
Birbirinin kuyusunu kazan halayların ortasında
Arzuyla, coşkuyla orda olman gerekirken
Mecburiyet dakikaları esaretinde
Zamanın geçmesini iple çeker gibiydin.
Sisli bir bakışın vardı;
Yılların güldüremeyen yorgunluğunu,
Acıların pişmanlığını, kimsenin görmediği
Berrak pınarların derinlerinde gizleyen.
Kimsenin paylaşmadığı, anlamaya cesaret edemediği
İçten içe kavrulan bir toprak gibi.
Oysa bahar gibisin, dışından bakana
Kır çiçekleri kadar hayat dolu
Mutlulukla oynayan, kelebekle kol kola
İçinde yaşadığın dünyayı tanımayana.
Tek sen değilsin, çocukça bir oyunun içine saklanan,
Özünden, diline kadar sahtecilikle mühürlenmiş
İnsanlardan kaçan, toprakla uğraşan.
O yüzden küstüğün lambaları yak.
Her şeyin en güzelini hak eden yüzüne bak.
Gizleme o güzel sarı saçlarını, fırlat at o pembe şapkanı
Saklama güzel gözlerini, çıkar o siyah gözlüklerini…
19.03.2013
İZZETTİN AKYAPI
İzzettin AkyapıKayıt Tarihi : 19.3.2013 23:33:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!