mustafa ağbi hacı baba
sen ben
bilirim bir ölüm
suskunluğudur yalnızlığımız
yalnızlığımız beyazıt
çınaraltı biraz
biraz sahaflar çarşısı
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




''Yaşayan dört ölüden biriyim'' der Hüseyin Avni Dede
şiir anlayışını ve yaşam felsefesini Orhan Veli,Sait Faik ve Neyzen Tevfik'e benzetir..
Güzel insan
uğurlar ola!
Çıkarlarının bir klasiğiydi rahmetli ne zaman beyazıt gitsem orda aynı çınar gibi ayakta dururdu. Rahmetle anıyorum
mustafa ağbi hacı baba
sen ben
çınaraltı biraz gökyüzü
yeni bir gÖkyüzü çınaraltı biraz
kirazlı mescit sokağında
şen apartmanı
bahçesinde iki kiraz *** günün şiirinden kutlarım.
mustafa ağbi hacı baba
sen ben
çınaraltı biraz gökyüzü
yeni bir gÖkyüzü çınaraltı biraz
kirazlı mescit sokağında
şen apartmanı
bahçesinde iki kiraz ,,,, ***** yalnızlık ve münzevi bir hayattan kesit. kutluyorum selam olsun.
Dede, elmacık kemiğimin selamı var...
tebrikler güzel bir şiiedi
camili handa bir köşe
bodrum han'da bir bira
çünkü çınaraltı
bir tabela anladık
anladık yeni bir gökyüzü
'yolgeçen'
bunu bil unutmadık
boynu bükük çınar
eski para alınır deseniz şimdilik
şimdilik söylenmesi kolay
bir türkü değildi,,,,
** gördüğünü yazan bir şair.anı gibi bir şiirdi. kutlarım.
tek şekerli çınaraltı.. çocukluğumun saçlı sakallı kahramanı güzel insan hüseyin avni. bu şiiri her okuduğumda çocukken çınar altında onu ilk gördüğüm gün gelir. 5 yaşımda gördüğüm ilk uzun saçlı adam olduğundan anneme; 'bak! barış mançoo' demiştimde gülmüştü şair. büyüdükten sonra onu her gördüğümde o anı hatırlayacağına dair salakça bir düşünceye kapılırım..
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta