Kendi içimdeki buhran geceler,
Gördüğün gelişi güzel şarkılar
Ve acı hikayeler
Dinlerken sensizliği, soluğum üşüyor
Ve geri tepiyor çaresizlik
Hissettiğin şirin bir zeka küpü
Ve anlıyorsun sadeliği
Nereden çıktığı belirsiz bir Ahmet Yesevi
Ve eksiktir sevgisi, dili ve piri
Kendisinden korkmak içindir tüm çabası
Ve isteği
Yalnız bir gecede uyumak yıldızlar uzaklaşırken
Bir şeyler bulamazsın öperken yakamozu
Sadece ağladığında hissettiğin bir çiçek
Ve tüm güzellikleri hapsolmuş
Yaşamadan öksürmüş
Olmadığı bir şekil aslında dönüştüğü
Kalıpsız bir sevgi
Ve ötesiz bir düş
Ne zaman kendine geleceği belirsiz
Sevdiği tüm hayalleri ölmüş
Aradığında hapsettiğin bir aşk var
Yokluk üzerinde yazılı geceler gibi
Isındığında kaybolan bir tütün kolonyası
Ve yağan toprakta bulamadığın öfke
Biri sanki camdan düşecek gibi
Ve vicdanın onu tutmak istemiyor
Düşün ve düşüşün öyküsü benzermiş hayalinde
Gözlerinin hizasında kaybolmuş bir ışık
Ve sevginin tüm demlikleri dolmuş
İftarı beklerken soğumuş
Hapsettiğin bir şekil gibi zaman
Ne de olsa vefasız bir yar
Sana her şeyi vermiş ve elinden almış
Söylesene zaman kendi yarasını da sarar mı?
Hiçliğin pembe köşesinde sehpam
Ve okuduğum değildi bir kutsal kitap
Bir gülümsememi beni alan
Sıcacık elektronların zaman yolculuğu
Duvarın arkasındaki giz
Ve gelecekten haber alan bir geçiş
Tangonun yeşil ışıması gibi
İç gıdıklayıcı ve temiz
Sadeliğin aslında huzur olduğu
Heyecanın ise iki keman
Bilmezler mi şehirleri gezenler
Yalnızlığın kendisi seninledir
Tek kişilik bir tango yapmak istersen
Kemanı sımsıkı tutman yeterlidir
Küçük komik şeyler gibi görüyorum artık
Yaşattığın tüm hezeyanları
Acısı bile saklı bir dünya da
Nerede bulacaksın ki yaşanmamışlığı
Nargile gibi çekerken
Yüreğim heyecanını
Gözlerindeki bir ateş
Ve sevginin kendisi
Elemden kalkmış bir kılıç
Ve gardı düşmüş bir kalkan
Hangi şövalyenin yüreği dayanır
Kemana sarılan bir adam var
Anadolunun her köşesi gibi
Grileşmiş şehirler ve boz topraklar
Ağaç kokuları ve bahar
Güneş ne çok ısıtır susuzluğu
Toprağı görmek muhabbet kuşlarında
İstediğin her şeyin bedeli sende
Ödediğinde alamasanda
Heyecanın aslında yüreğinde
Ve kesik bir su yolu gibi
Dans ederek geçersen eğer nehri
Varacak tüm kuşlar yuvalarına
Ve unutacaksın
Anne kucağındaymışsın gibi
Yaşadığın tüm nefreti
Titreyen bir iç kanaması
Ve görmüş gözleri
Açılan bir çiçek arabası gibi
Fark edilen tüm koku
Ve istikbalin neşesi
Hayallerin bir şey ifade etmediği bir dünyada
Ne yaptığı belirsiz bir şarkı
Ve yalnız kalmış bir öykü
Isınmışlar koyun koyuna
Kayıt Tarihi : 9.6.2016 20:21:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Kadir Serdar Zengin](https://www.antoloji.com/i/siir/2016/06/09/tek-kisilik-tango-3.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!