Aydınlıktı daha ben geldiğimde buraya..
Üstümü değiştirip, maske niyetine tazeleyip makyajımı çıktım evden..
-İnsan kendisiyle bile yalnız kalmak istemiyormuş işte bazen-
Alaca karanlık artık..
Deniz uçsuz bucaksız, gökyüzü sınırsız uzanıyor önümde..
Etrafta ki ışıkların yakamozu da cabası!
Biraz önce garson geldi yanıma, elinde iki tane menüyle!
Çift mi görüyor acaba.....
-Yalnız mısınız- dedi, sanki incitmekten en çok korkan ses tonuyla..
Evet dedim
-Yalnızım-,
Kendimi bile evde bıraktım çıkarken, ne diyorsun sen der gibi bakarak yüzüne..
Menü elimde
Ay tepemde
Sen en içerimde...
Deli gibi açtım oysa,
Hayallerime olduğum kadar en az!
Şimdi bir dolu tabak önümde,
Bir de bomboş hayallerim iç cebimde!
Yan masadan sesler geliyor kulağıma..
Gülüyor insanlar, ben tutmaya çalışırken göz pınarlarımda biriken yaşları..
Gülmekten geçip, kahkahalar atıyorlar sonra..
Ben de...... Geçiyorum serdeki yiğitlikten!
Sarılmak isterken ben sana, hafif bir müzik sesi sarıyor ruhumu..
Tutup da beni saran kollarından, en uzağa fırlatmak istiyorum müziğe eşlik eden sensizliği!
Kaç çok kere yaptım bunu daha önce oysa......
En ağır taşları bulup da bağladım ayaklarına..
Olmadı!
En açılamaz denizci düğümleriyle hapsettim..
Olmadı!
Hiçbir maymuncuğun açamayacağı kelepçelerle hükümlü sandıklara kapattım..
Olmadı!
Umutsuzluğun umuda atacağı o ilk adımın ilhamı, aynı gök yüzüne bakıyor olmamız şimdi sadece!
Söyle....
O kadar varsın değil mi hala!
Ben bakıyorum diye kaçırmıyorsun ya gözlerini en acımasız varoluşunla......
Gökçe ÇoraKayıt Tarihi : 19.6.2009 14:51:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Mızrabı kırk sazın nağmeleri..Kırık plaktan dökülen nağmeler..Ne onunla ne onsuz...Yine elde var yalnızlık..Yüreğine ait bir anı o kadar güzel şiirleştirerek dizelere dökmüşsün ki;okurken dizeleri bende seni izledim garsonun geliş gidişlerinde...Sevgiyle kall..
TÜM YORUMLAR (3)