Taz dağı, sanki sende neyim var.
Kış geldimi garipler çehrene bakar.
Suyu veriyorsun ekmeğinden haber yok.
Ucube heybetine ihtiyacım yok.
Kırağı düşünce yavrunu, gurbete saldın.
Karlı yamacını hüner mi sandın.
Fakir, yetim, gariplerin bol.
Zerre özlemem seni, yüreğime sor.
Yeşiline bir bakışa, ne çok bedel ödettin.
Yüce olsan ne yazar, çukur bendeki yerin.
Kar, kış, tipi ile memlekete nam saldın.
İkdidarın gariplere, ne çok mazlum ağlattın.
Ha uludağ, ha taz dağı, ha erciyes,
Değişmez ise yazı, değişmez piyes.
Merhametsiz büyüklük, boş bir heves.
Sen de, büyüklerim de nemrutu arattınız.
Şahidi benim; çok garip ağlattınız.
Maskeli balolar, maskeli toylar.
Kavimler bozuktu, bozuldu boylar.
Taz dağına bağlanmaz bunca soysuzlar.
Günahsız olsanda özlemem seni.
Taz dağı!
Ne yıldız var sende, ne haç, ne hilal.
Ahlak fukaralığıdır sendeki bu hal.
Senin tövbeyle dönecek istidadın yok.
İkbalde de çok acılar çektireceksin çok...
Kayıt Tarihi : 20.1.2019 12:35:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!