ANILAR… ANILAR…
TAYYARECİ BİLET AT…
Geçmişimiz adeta anılarımızı koruyup saklayan, çok değerli bir hazine sandığıdır. Eski günlerimize geri dönmemiz mümkün olmasa da o unutulmaz hatıraların sıcaklığıyla sevinciyle yaşamak çok zevklidir. Her güzel anımız, geçmişimizden bugünümüze değin, kalbimizin kuytularına sakladığımız birer hazine gibidir.
Mudanya’da ŞÜKRÜ ÇAVUŞ mahallesinde oturduğumuz, 1955 yılının Kurban Bayramı arifesiydi. Her zamanki gibi evimizin yan tarafında bulunan, boş arsada 10 arkadaşımızla birlikte ( (KÖREBE) oynuyorduk. Birden bir tayyare sesi duyduk ve oyunu bırakıp uçağı seyretmeye başladık.( O zaman herkes uçak demez tayyare ) derdi. Tayyare Mütareke binasının yakınından geçerken, atılan biletlerin her tarafa uçuştuğunu gördük. Tayyare Arnavutköy tarafından dönüş yaptı ve bizim mahalleye doğru gelmeye başladı. O yıllarda kasabamızda fazla yüksek binalar yoktu. Mahallemizde genellikle bir ve iki katlı ahşap binalar çoğunluktaydı. Üç katlı olanlar çok azdı. Uçak bize yaklaştıkça sevinçten hepimiz el sallayıp zıplamaya, pilota kendimizi göstermeye çalışıyorduk. Bir yandan da avazımızın yettiği kadar “Tayyareci bilet at” diye bağırıyorduk. Sonunda uçak iyice alçaldı ve üzerimizden geçerken biletleri atıp Bursa yönüne doğru yöneldi. Biletler kar taneleri gibi döne döne yerlere düşmeye başladı. Gökten yağmur değil, sanki para yağıyordu. Biz sevinçten çılgınlar gibi koşturup biletleri toplama yarışına girdik. İlk defa uçağı ve pilotu bu kadar yakından görmüştüm. Uçakta iki kişi vardı, pilot ve biletleri atan amca. Biletler her tarafa saçıldı, kimi ağaç dallarına kimi evlerin damlarına düştü. Yerlerde ve erişebildiğimiz yerde olanları topladık. Bir tanesini okumaya başladım. (7 yaşındaydım ve ikinci sınıfa geçmiştim). Biletin üzerinde “KURBAN DERİLERİNİZİ TÜRK HAVA KURUMUNA BAĞIŞLAYIN” yazıyordu. Biletleri elbisemin eteğine doldurup eve götürdüm. Sevinçten minicik yüreğim kafesinden çıkarcasına atıyordu.
Kurban kestiğimiz zaman, babam kasaba bir torba kaya tuzu verirdi. Kasap deri kokmasın, bozulmasın diye, derinin iç kısmını güzelce tuzlayıp katlardı. THK elemanları bayramın ikinci günü gelip kurban derilerini toplardı. Artık başka kurumlar topluyor sanırım.
Aradan çok uzun yıllar geçse bile, geçmişin tatlı anıları yüreğimde hala tazeliğini koruyor. Geçmişimize özlem duymak aslında eski dostlarla, arkadaşlarla yeniden buluşup o güzelim günleri yad etmek arzusudur.
Ne kadar güzel arkadaşlarımız vardı, kavga dövüş bilmezdik. Mahallemizde iyi havalarda her gün, sokağımızda çeşitli oyunlar oynardık. İyi huylu, terbiyeli, sevecen çocuklardık. Yıllar içinde herkes başka şehirlere dağıldı. Kimi ne yazık ki rahmetli oldu. Geçmişin güzel izlerini silmek, unutmak asla mümkün değildir. Çünkü onlar artık, bizim kimliğimizin silinmez bir parçası olmuştur. Geçmişin izleri, daima güzel ve eskimeyen anılar olarak kalacak, özlemle anılacaktır.
İnci Germenliler
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 14:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!