Bugün kasvet kokuyor şehirler
Sokaklar, caddeler, beton yığınları
Kısım kısım ayrışıyor insanlar kaldırımlarda
Hoşgörüyü arıyorum gazete ilanlarında
Suskun kalmış diller esir, kesirsiz zamanlarda
gün, akıp gidiyor ömürden
bi vakitlik hatıra bırakıp ardında
biz, bi haberken kendimizden
mazi hazinesinde, kozada ipekmiş özler
yüzlerde …
Dar patikalar mevsim çiçekleriyle dolu, cümbüşlü sokaklar gibi ışıltı içindeler
taş yapılar, avlular sıralanmış bahçelerde
turuncu ağaçlar her dem selamlar sizi
memleketin anılarla dolu yeşilliği arasında
tarihin gizlenmiş öyküleriyle
sıralanır adımlar
Bir liman....
Gün gelir
Deniz dalgaları alıp götürür
Bir dal ...
Sonbahar gelir
Lavantaların vaktidir
Gün doğuşu
Gülümsemeleri
En güzel o vakittir
Çok yağmurlar yağdı ardımdan
Çok ırmaklar taştı
Duruldu fırtına
Çekildi sular
Kan damardan çekilircesine
Pak apak görünür aynada yüzüm
Bir mavi,
Bir deli maviyi sevdim....
Her gökyüzüne bakışım da...
Her deniz kenarında dalışım da...
Bir demet karanfil,
Bir tutam ısırgan otu....
/ Bütün hayatım /
Yarı aydınlık sabahlar,
Yarı karanlık geceler ,
yıllar sağnak gibi günden geceden
duyulmadık , görülmedik ne var ki
keşkelere kalan zaman
rüyaya dalmış biriken hayatlardan
koparılmış hatıralar
Dünyalar sen,
Sen dünyada bir liman...
Ben ,
Gezgin,
kızgın çöllerde,.... bedevî




-
Haydar Güner
-
Mustafa Bay
Tüm YorumlarTaylan Uzar’ın şiirlerinde bir hukuki duruş aramıyorsanız, ama bir vicdan, bir sorgu, bir iç ses arıyorsanız—işte orada durabilirsiniz.
“Kardelenin bahar rüyası”nda rüyaların kandırmacası, baharların çoktan gitmiş olması, sanki umutla gerçeğin savaşını aynı satırda yaşatıyor. Gerçekliği kırıp ...
"Bir Ömür..."
Şiirlerinizi lütfen, Taylan Bey... açık tutun ki okuyalım hiç değilse...