Dışarda hava soğuk ayaz mı ayaz, üstünü örter sıkı giyinir olmadı kapalı mekanlara sığınır ısınırsın, ya buza kesmişse karşındakinin yüreği o zaman ne yapacaksın. Komiklik yapsan sırıtır, sessiz kalsan içini acıtır, uzun uzadıya anlatmaya çalışsan nafile çırpınışların olur, buzdan kaleye erişmek kolay değildir çırpındıkça kurtulmak yerine daha beter dibe batar yaralar yaralanırsın. Öyle ya da böyle fark eden nedir ki, ha bir eksik ha bir fazla yara yaradır.
Çocuktum
Çocuktum; ortaokul yıllarıydı, yaramaz ve tembel sayılmazdım ama derslere de düşkün değildim, sokak oyunlarından arta kalan zamanlarda ya da yemek için çağrıldığımda eve geliyordum, hayat bizim için zordu farkındaydım hiç cep harçlığımız olmadı, sokak oyunlarında kazandıklarımı paraya çevirir bakkala koşardım, üstüme ne verirlerse onu giyerdim, ne seçme şansım oldu nede şikayetim vardı, mutluydum.
Eksiklerin yoklukların farkına varamayacak kadar çocuk ve de özgürdüm sokaklarda, bir kere arkadaşlarım çoktu bir gün biri eksilse bir başka gün yenileri katılırdı aramıza, hiçbir şeyimizi karşılaştırmaz kıskanacak durumumuz olmazdı.
Çocuktum; özgürdüm sokaklarda, düşünce dizlerim kanasa üzülmez ağlamaz yırtılan pantolonuma yanardım, dikilip yama yapılan hali ile okula gitmekten hiç gocunmadım, öğretmenlerimiz temiz olun yamalı okula gelmek ayıp değil derdi, yokluğu bilirdi bilirdik.
Çocuktum; Ekmek arası ne verilse yer, içinde ne var ne yok demezdik, mahallemiz hem oyun hem gezi alanlarımızdı, her türlü satıcı gelir giderdi, hatta sinema bile vardı ama biz gidemezdik, bir keresinde üç metrelik duvara tırmanarak izlemek istedim ama pek başarılı olamadım.
Bakma mahzun yüzüme
Ben dönmem gayrı özüme
Kulak ver dinle bu sözüme
Bir masaldı okundu bitti
Dön bir bak geriye
Anladım ki el olmuşsun sen bana
Bir zamanlar can katardın bu cana
Sensiz döner oldum o yana bu yana
Şimdi seni özlemle bekleyen biri mi var?
Şimdi kimler var senin hayatında
İçinde aşk olan
Ruhumu okşayan
Güzel sözlerle
Gönlüme dolan
Bir şiir olsun
Örneğin siz veya yakınlarınız aracınız ile kaza yaptı ve suçlu sizler değil karşı taraf. Eğer ölüm ya da yaralanma yoksa kolay atlatılmış bir kaza olarak halinize şükreder ve karşı tarafın hatasını de görmezden gelir bazen de affedersiniz. Oysa bilinçli olmanın ve hakkını savunmanın akılcı tutum takınmanın tanımlaması şükretmek ya da affetmek değildir. O andan sağlıklı çıkınca size öğretilen öğretiler ışığında kayıplarınızı değil kazançlarınızı düşünmenizdir.
Oysa bir daha ki sefere bu kadar şanslı olmayabilirsiniz, işte bu durumlara mahal vermemek adına yapanın yanına kar kalmaması ve daha dikkatli olması hususunda gereken yaptırımlar o anda ve sonrasında yerine getirilmelidir.
Bu cümlelerden yola çıkarak ODA TV davasından 13 aydır tutuklu olan gazetecilerin salıverilmesi bir kazanç sayılmamalıdır. Bu durumu kazananlar safhalarında yer alarak kutlamak yerine mağdur edildikleri, haksız yere suçlandıkları, kaybettikleri onca ayların ve suçlamaların yaşanan acıların hesabı verilmelidir.
Selamın geldikçe gurbetten
Aşkın tatlı gelir şerbetten
Kul korkmalı günahtan gıybetten
Bize senin gibi ana lazım
Sanma ki sensiziz buralarda
Biri elinden diğeri ayağından tutar
Biri gözüne diğeri yüreğine batar
Biri yan bakar diğeri laf atar
Hep birileri kınar birileri ayıplar
Dostum iyi diyenler yoklar kayıplar
Yüreği sevgi dolu
Doğruluktu tek yolu
Dört kızı iki oğlu
Bu adam benim babam
Gözleri hep gülen
Bu aşkın sonunda ayrılık olacaksa
Bitsin bu günden hala umut var sanmasın
Bir birimizi çılgınca sevip özlerken
Sonrasında yürek kavrulup yanmasın
Bu aşkın sonunda küs kalacaksak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!